Zilzal suresinde her amelin yazıldığı belirtilmektedir. Affedilen günahlarımız da amel defterinde görünecek midir? Günahlar namazın sevabını azaltır mı?

Zilzal suresininson iki ayetinde birkaç yorumu gerektiren bir anlatım tarzı hâkimdir. Şöy­le ki: Herkes işlediği iyilik ve kötülükleri mi, yoksa o iyilik ve kötülüğün karşılığını mı görecek? Konuyu Kur'ân-ı Kerîm'in bütünlüğü doğrultusun­da değerlendirdiğimizde o gün herkese dünyada işlediği büyük-küçük ne kadar iyilik ve kötülükleri varsa mutlaka gösterilecek ve böylece kişi ken­di hür iradesiyle kendine nasıl bir gelecek hazırladığını anlayacak ve Cenâb-ı Hakk'ın kudretinden ve ilminden hiçbir şeyin gaip olmadığını, olamayacağını müşahede edecektir.

Amellerin karşılığına gelince: İşlenen günahlar tövbe ve istiğfarla, ciddi pişmanlık duymakla bağışlanmışsa, artık kıyamet gününde onlara karşı ceza takdîr edilmeyecektir. Sadece sahibine onları işlediği gösteri­lecek ve bundan dolayı yaptığı tevbe ve istiğfarın kabul olunduğu bildi­rilecektir. (Celal Yıldırım, Kur’an Tefsiri,13/6941).

Bu konuda İbni Mesud'un (r.a) bir izahı var:

“Kıyamet günü kişiye amel defteri arz edilecek ve adam yaptıklarının tümünü orada yazılmış bulacak. Sonra kula denilecek ki, defterine bir daha bak. Adam defterine ikinci bakışında o günâhlarının silinmiş olduğunu görecek ve çok sevinecek.”(Ali Küçük, Besairu'l Kur'an, Zilzal Suresi 8. ayetin tefsiri)

Günahlar namazın geçerliliğine ve alınacak sevaba mani olmadığı gibi alınan sevapları da azaltmaz. Ancak günahlarla kirlenen kalp tövbe ile temizlenmezse namaz ve diğer ibadetlerden alınacak feyzin hissedilmesine engel olur. Bu bağlamda hadislerde geçen gıybetin salih ameli bitirmesi gibi hususlar; gıybet kul hakkı ihlali olduğu için gıybeti yapılan kişi hesab günü gıybetçinin sevablarından bir kısmını alarak hakkını almış olur. Dolaysıyla gıybet eden kişinin sevaplarında azalma olacak. Diğer kul hakları için de bu durum geçerlidir.

Affedilen günahlar sahibinden başkası deftetinde görmeyecektir. Ayrıca gizli işlenen günahlar da kul hakkını ilgilendirmiyorsa gizli kalacaktır. Saîd Nursî Hazretleri, Cenâb-ı Hakk'ın Settâr ve Ğaffâr isimlerinin kusurlar ve günahlara karşı bir siper hükmünde bulunduğunu; yalnız Kendisine sığınıldığında Cenâb-ı Hakk'ın günahları örttüğünü, gizlediğini ve bağışladığını kaydeder. (Lem’alar, s. 59; Mesnevî-i Nûriye, s. 113)

“Günahı açıktan işlemekten sıkılmayanlar hariç bütün ümmetim bağışlanmıştır. Geceleyin bir günah işleyip, Allah da yaptığı bu günahı örtmüşken sabahleyin kalkıp, ‘Akşam şöyle şöyle yaptım’ diyen kişi, açıkça günah işlemekten sıkılmayan kimselerdendir. Rabbi geceleyin suçunu örtmüşken, sabahleyin kalkıp Allah’ın örttüğü bu örtüyü kaldırıyor.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 24; Câmiü’s-Sağîr, 3000)

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 24-02-2011
3,934 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?

  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?

  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?

  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?

  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?

  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."

  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?

  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?

  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?

  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?

Block title
Block content