Nisa suresi, 37 ve 38. ayetlerin nüzul sebepleri nelerdir, ayette cimriler kafirlerle eş mi tutulmuştur?

Nisa Suresi 36 - 38. Ayetler:

36. "Allah'a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arka­daşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez."

37. "Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliği tavsiye eden, Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir. Biz, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık."

38. "Ve bunlar Allah'a ve âhiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenlerdir. Bir kimsenin arkadaşı şeytan olursa o ne kötü bir arkadaştır!"

İlgili Ayetlerin Nüzul Sebepleri:

Nisa, 37. Ayetin Nüzul Sebebi: İbn Abbâs'tan rivayete göre o şöyle demiştir: Ka'b ibnu'l-Eşref'in dostu ve antlaşmalısı Kerdem ibn Zeyd, Usâme ibn Habîb, Nâfi' ibn Ebî Râif (ve Nâfi), Bahrî ibn Amr, Huyey ibn Ahtab ve Rifâa ibn Zeyd ibn Tâbut adlı Yahudiler, Hz. Peygamber'in (s.a.v) ashabından ensardan bazılarına gelir, onlara öğüt verir bir havaya girerek:

"Mallarınızı böyle infak etmeyin. Bu mallarınızın tükenerek fakirleşmenizden korkarız. Bu kadar hızlı ve çok sadaka dağıtmayın. Yarın neler olacağını bilemezsiniz."

derlerdi. Allah Tealâ bunun üzerine bu âyet-i kerimeyi indirdi. (Taberî, Câmiu'l-Beyân, V, 186.)

Müfessirlerin çoğu bu âyet-i kerimenin Hz. Muhammed (asv)'in peygamberliğini ve sıfatlarını kitablarında yazılı olarak önlerinde bulan ve fakat bunları gizleyerek insanlara açıklamayan Yahudiler hakkında nazil olduğu görüşündedirler. Mücâhid ise bu sebeple nazil olanın sadece bu âyet olmayıp peşpeşe üç âyet-i kerimenin aynı sebeple nazil olduğunu söylemiştir. (Taberî, age. V.192.)

Nisa, 38. Ayetin Nüzul Sebebi: Bedir günü Müslümanlarla savaşmak üzere çıkan Kureyş ordusunun iaşesini sağlayan Mekkeli müşriklerin ileri gelenleri hakkında nazil olduğu söylenir. (Taberî, age. V.192.) Bunu Sa'lebî tefsirinde zikretmektedir. Maamafih İbn Abbâs, Mücâhid ve Mukatil'den rivayetle Yahudiler veya münafıklar hakkında nazil olduğu da söylenmiştir. Son kavil Suddî ve Zeccâc'ındır. (Müslim, Nikâh, 6; Ebu Davud, Nikâh, 12, hadis no: 2068.)

Ancak âyet-i kerimedeki "insanlara gösteriş için" kaydı, sanki âyetin müna­fıklar hakkında indiğinin bir karinesi gibidir ki, en doğrusunu Allah bilir. (Buhâri, Tefsîru'l-Kur'ân, 4/1; bk. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 1/275.)

İlgili Ayetlerin Açıklaması:

Bu âyetlerde, sûrenin ana konuları arasında bulunan cemiyet düzeni, bu düzenin harcı durumundaki yapıcı sosyal ilişkiler, yakından uzağa doğru insanlara iyi davranmak, maddî ve manevî yardımda bulunmak, bun­ları gösteriş için değil, sırf Allah rızâsı için yapmak ve böylece cemiyet halinde dünya hayatını yaşarken de bir Allah'a kulluğu gerçekleştirmek tavsiye ve teşvik edilmektedir.

Allah'a başkasını ortak koşmak (şirk) birisi inançta, diğeri amelde ve davranışta olmak üzere iki çeşittir. İnançta şirk, Allah'tan başka bir varlığın ilah olduğuna veya Allah'a mahsus sıfatlardan bir kısmını taşıdığına inanmakla olur. Amelde şirk ise, ibadeti ve kulluğu Allah'a tahsis edip, yalnız O'nun için ya­pacak yerde, başka varlıkları da O'na ortak kılmakla gerçekleşir.

Bu âyetlerde kı­nanan kibir, cimrilik, gösteriş yapma duygu ve eylemlerinde iki çeşit şirkin de iz­leri vardır. Kibirlenen kimse Allah karşısında bağımsızlığını ilân ediyor ve nefsine tapıyor demektir. Cimrilik eden kimsede ise Allah'ın lütfuna karşı nankörlük ve güvensizlik vardır. İyiliği insanlar görsün ve kendisini övsünler diye yapanlar, iba­det ve kulluğa Allah rızâsından başka unsurlar katmaktadırlar. Yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hıyanet etmek nasıl kişiyi -terim anlamında münafık kılmasa bile- münafık sıfatlı kılıyorsa, yukarıda sıralanan nitelikler de insanı müşrik yapmasa bile şirke yaklaştırmakta, müşriklere ait bulunan bazı duygu, düşün­ce ve davranışların içine sokmaktadır.

Kendisine iyi davranılacak kimselerin başında ana-baba gelmektedir. Burada olduğu gibi birçok âyette "Allah'a şirk koşmayı yasaklama"nın hemen arkasından ana-babaya iyi davranma emrinin gelmesi anlamlıdır; işin önemini göstermekte­dir. Akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik etmek birçok âyet ve hadiste hararet­le tavsiye edilmiştir. Burada komşu, arkadaş, yolcu ve el altında bulunanlar da iyi­lik (İhsan) edilecekler arasına alınmışlardır. (bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: II/49)

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 21-01-2011
3,828 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?

  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?

  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?

  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?

  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?

  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."

  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?

  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?

  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?

  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?

Block title
Block content