Araf 35. ayetteki “ye’tiyennekum” ifadesini “resuller gelecek”, Mümin 15. ayette “yulkirruh” ifadesini de “ruhu kullarından dilediğine indirecektir” şeklinde anlamak isteyenlere nasıl cevap vermek gerekir?

“Ey Âdem’in evlatları! Size her ne zaman içinizden Benim âyetlerimi beyan edip açıklayan resuller gelir de, kim onlara karşı çıkmaktan sakınır, nefsini ıslah ederse artık onlara hiç bir korku yoktur, onlar asla üzülmezler de.”(Araf, 7/35)

mealindeki ayette yer alan “rusul” kelimesi elçiler demektir. Arapça’da resul kelimesi sözlük anlamı itibariyle hem Allah’ın elçileri hem de insanların, devletlerin elçileri için kullanılır. Ancak Kur’an’da “Resul” ifadesi daima Allah’ın elçisi manasında kullanılmıştır. Bu ayette de” resul”un çoğulu olan “rusul” kelimesi Allah’ın elçileri manasına gelir. Allah’ın elçileri ise, Kur’an’da yüzde doksan dokuzu peygamberler için, bazen de -peygamberlere vahyi getiren- Hz. Cebrail (as) gibi melekler için kullanılmıştır.

Bu surede geçen “rusul” kelimesinin peygamberler manasındaki Allah’ın elçileri olduğunun en açık delili, bütün müfessirlerin bu konudaki ittifakıdır.

Kaldı ki, ayette yer alan “Benim âyetlerimi beyan edip açıklayan resuller” manasındaki ifade, söz konusu olan “resuller”in  peygamber olduklarını göstermektedir. Çünkü,  Kur’an’da peygamberlerden başkası için “ayetleri açıklayanlar” ifadesi asla söz konusu değildir.  O halde, Kur’an’da peygamberler için kullanılan bir sözcüğü, indî ve keyfî bir yorumla kendisi veya başka insanlar için kullananların aldanmış olduklarında şüphe yoktur.

“O, dereceleri yükselten, arş sahibi olan Allah, o büyük buluşma gününün dehşetini haber vermek için, kullarından dilediğine emrini tebliğ için rûhu indirir.”(Mümin, 40/15)

mealindeki ayette geçen “…rûhu indirir” ifadesi doğrudur. Çünkü, “indirir” manasındaki kelimenin Arapçası “YULKΔ fiilidir. Bu fiil kipi, geniş zaman için kullanılan bir müzarı sigasıdır / yani geniş zaman kipidir.

Eğer denildiği gibi, bu fiil “indirecek” manasında olsaydı, bunun kalıbı olan  “ SE YULKΔ fiili kullanılırdı.

Arapça’da hem geniş zaman hem de gelecek zaman için “müzari” sözcüğü kullanılır. Bu kelimeyi nazara alarak ilgili fiil için madem “müzari” fiilidir, öyleyse “tam istikbali ifade eden gelecek bir fiildir” diyen kimse, Arapça grameri bilmiyor ve inceliklerinden habersizdir, demektir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 27-01-2011
2,852 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?

  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?

  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?

  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?

  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?

  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."

  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?

  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?

  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?

  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?

Block title
Block content