HİCRET

HİCRET (*)

*Lügatte; terk etmek, ayrılmak, biryerden başka bir yere göç etmek demektir. M.622 yılında Efendimiz-aleyhisselâm-ile arkadaşlarının göçü kasdolunmuştur. (Diyânet)

-Hicret önemle üzerinde durulup incelenmesi gelecek nesillere aktarılması gereken mühim bir tarihî hâdisedir. Öncesi ve sonrası, bölgeye, insanlığa kazandırdıkları başlı başına tahlîl edilmeli. Hicretle doğan İslâm devletinde insanlar daha huzurlu idi. Hayat onlar için çözülmesi gereken bir sorunlar yumağı değildi. Orada beşeriyetin hep arzu ettiği ideal devlet, ideal toplum meydana gelmişti. Herkese eşit bir duruş vardı. Bu hususta başta tarihçiler olmak üzere, sosyologlarımıza ve tüm ilim adamlarımıza büyük görevler düşmektedir. 

4/ en-Nisâ -97- Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yeryüzünde zayıf kimselerdik" derler. Melekler: "ALLÂH'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir.

98- Ancak gerçekten âciz ve zayıf olan, çâresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

99- Umulur ki, ALLÂH bu kimseleri affeder. ALLÂH çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

100- Her kim ALLÂH yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim ALLÂH'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükâfatı ALLÂH'a düşer. ALLÂH çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

9/ et-Tevbe -40- Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, ALLÂH ona yardım eder. Hani o kâfirler, onu Mekke'den çıkardıkları vakit sadece iki kişiden biri iken, ikisi de mağarada bulundukları sırada arkadaşına "Üzülme, çünkü ALLÂH bizimledir" diyordu. ALLÂH onun kalbine sükûnet ve kuvvet indirmişti ve onu görmediğiniz bir orduyla desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçaltmıştı. Yüce olan ALLÂH'ın kelimesidir. Ve ALLÂH güçlüdür, hikmet sahibidir.

29/ el-Ankebût -56- Ey îmân eden kullarım! Şüphesiz Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana kulluk edin.

HİCRET EDENLERİN MÜKÂFATI

2/ el-Bakara -218- Onlar ki îmân ettiler, sonra hicret ettiler ve onlar ki ALLÂH yolunda cihad ettiler. İşte onlar ALLÂH’ın rahmetini umarlar. ALLÂH çok affedicidir, merhamet ve ihsânı boldur.

3/ Âl-i İmrân -195- Onların Rabbi de duâlarına şöyle icâbet buyurdu: “Sizden gerek erkek, gerek kadın hayır işleyen hiçbir kimsenin çalışmasını zâyi’ etmem. Çünkü siz birbirinizdensiniz, birbirinizden farkınız yoktur. Benim rızam için hicret edenlerin, vatanlarından sürülenlerin, Benim yolumda işkenceye, zarara uğrayanların, Benim yolumda savaşanların ve öldürülenlerin, elbette kusurlarını örtecek ve elbette onları ALLÂH tarafından mükâfat olarak içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğim. En güzel ödüller ALLÂH’ın yanındadır.

9/ et-Tevbe -20- Îmân edip hicret eden ve ALLÂH yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, ALLÂH katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin tâ kendileridir.

21- Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.

22- Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz, ALLÂH katında büyük bir mükâfat vardır.

16/ en-Nahl -41- Zulme ma’rûz kaldıktan sonra ALLÂH uğrunda hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Bunu bir bilselerdi!

22/ el-Hac -58- ALLÂH yolunda hicret edenleri, sonra da bu uğurda öldürülenleri veya ölenleri ise ALLÂH pek güzel bir tarzda nimetlerine mazhâr edecektir. ALLÂH elbette nimet verenlerin en iyisidir.

59- O, mutlaka onları memnûn olacakları yere yerleştirecektir. Muhakkak ki ALLÂH her şeyi hakkıyla bilir, hilim ve şefkati boldur.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
H
Gönderi tarihi: 18-11-2008
2,124 kez okundu
Block title
Block content