HESAP

HESAP (*)

*Sözlükte; “saymak, hesap etmek, hesaba çekmek, sayım ve sayma”gibi anlamlara gelen hesap dinî edebiyatta; mükellef insanların dünyadaki inanç ve davranışlarından dolayı âhirette hesaba çekilmeleri demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de hesap kelimesi türevleri ile birlikte 40 âyette zikrolunmuştur. (Diyânet)

2/ el-Bakara -284- Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi ALLÂH'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da ALLÂH onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. ALLÂH her şeye kadîr’dir.

7/ el-A’râf -6- Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara da soracağız, gönderilen elçilere de soracağız.

13/ el-Ra’d -40- Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahud seni, onu görmeden vefât ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmek, Bize düşen de hesaba çekmektir.

14/ İbrâhîm -51- Çünkü ALLÂH, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten ALLÂH, hesabı çabuk görendir.

21/ el-Enbiyâ -1- İnsanların hesap (görme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldırmıyorlar.

47- Biz kıyamet günü için adâlet  terâzileri kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tânesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız). Hesap görenler olarak da Biz kâfiyiz.

23/ el-Mü’minûn -117- Her kim ALLÂH ile birlikte diğer bir ilâha taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur -o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler.

24/ en-Nûr -39- Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanı başında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) ALLÂH'ı bulmuştur. ALLÂH ise onun hesabını tastamam görmüştür. ALLÂH hesabı çok çabuk görür.

26/ eş-Şu’arâ -112- Nûh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur."

113- "Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!"

29/ el-Ankebût -12- Kâfirler, îmân edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

13- (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

33/ el-Ahzâb -7- Unutma o Peygamberlerden mîsâklarını (kesin sözlerini) aldığımız vakti! Hele senden, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryemoğlu Îsâ'dan ki onlardan ağır bir mîsâk (sağlam bir söz) aldık.

8- Bu sözü ALLÂH, doğruları doğruluklarıyla sorumlu tutmak için yaptı. Kâfirler için ise acı verecek bir azab hazırladı.

51/ ez-Zâriyât -5- O size vaad edilen elbette doğrudur.

6- Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktır.

55/ er-Rahmân -31- Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

65/ et-Talâk -8- Nice kent var ki Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrine başkaldırdı, Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onlara görülmemiş şekilde azab ettik.

78/ en-Nebe’ -27- Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.

84/ el-İnşikâk -7- O vakit kitabı sağ eline verilen,

8- Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,

9- Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

10- Ama kitabı arkasından verilen,

11- "Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak.

88/ el-Ğâşiye -25- Kuşkusuz onlar döne dolaşa Bize gelecekler.

26- Sonra da bize hesap verecekler.

102/ et-Tekâsür -8- Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız.

*HESAP GÖRÜCÜ OLARAK ALLÂH YETER

33/ el-Ahzâb -39- Onlar, ALLÂH'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar, ALLÂH’dan başka kimseden korkmazlardı. Hesap görücü olarak da ALLÂH yeter.

21/ el-Enbiyâ -47- Biz kıyamet gününe mahsûs, öyle doğru ve hassas terâziler koyacağız ki hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Hardal tânesi ağırlığınca da olsa, yapılan iyi veya kötü işi oraya getirip tartarız. Hesap görücü olarak Biz fazlasıyla yeteriz.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
H
Gönderi tarihi: 18-11-2008
1,998 kez okundu
Block title
Block content