HENDEK SAVAŞI

HENDEK SAVAŞI (*)

*Hicri 5.yılı şevval ayında (M.627) Mekke’de büyük nüfuza sahip Kureyş kabilesi , Medine’de Benî Nadir ve Benî Kurayza Yahûdîleri ile çevredeki  Gatafan, Mürre, Süleym, Esad, Sa’d, Eşca’, Fezare kabileleri müttefik bir kuvvet meydana getirmişlerdi. On-on iki  veya on sekiz bin kişi olduğu rivayet edilir. Müslümanlar ise yedi bin ilâ üç bin arasında idi. (Asrın Kur’ân Tefsiri)

33/ el-Ahzâb -9- Ey îmân edenler! ALLÂH'ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. ALLÂH ne yaptığınızı görüyordu.

10- O zaman onlar, hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakit gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Siz ALLÂH'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.

11- İşte burada mü’minler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

12- O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: "ALLÂH ve Resûlü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış" diyorlardı.

13- O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medîne halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün" diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır" diyorlardı, Halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.

14- Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhâl onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.

15- Halbuki bundan önce ALLÂH'a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. ALLÂH'a verilen ahid ise mes’uliyetlidir, mutlaka sorulur.

16- De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."

17- De ki: "Eğer ALLÂH size bir felâket diler veya bir rahmet murad ederse, sizi ALLÂH’dan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine ALLÂH’dan başka bir velî de bulamazlar, bir yardımcı da.

18- Şüphesiz ALLÂH, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı.

19- Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hâli gelince, gördün onları ki, ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince, size keskin keskin diller sıyırdılar. Onlar hayra karşı kıskançlık ediyorlardı. İşte bunlar îmân etmediler de ALLÂH amellerini boşa çıkardı. Bu ALLÂH'a göre önemsizdir.

20- Onlar ahzâbı (düşman birliklerini) gitmedi sanıyorlardı. Eğer o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde Bedevî Arablar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden (başınıza geleceklerden) sormayı isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.

21- Şânım hakk’kı için muhakkak ki size Resûllulah'da pek güzel bir örnek vardır. ALLÂH'a ve son güne ümit besler olup da ALLÂH'ı çok zikreden kimseler için.

22- Mü’minler, ahzâbı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: "İşte bu, ALLÂH'ın ve Resûlü'nün bize vaad ettiği şeydir. ALLÂH ve Resûlü doğru söyledi" dediler. Bu onların îmânını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.

23- Mü’minlerdendir o erler ki ALLÂH'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.

24- Çünkü ALLÂH sâdıklara sadakatleriyle mükâfat verecek, dilerse münâfıklara da azab edecek veya tevbe nasîb edecektir. Şüphe yok ki ALLÂH çok bağışlayıcıdır. Çok merhamet edicidir.

25- Hem ALLÂH kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyla defetti. Bu şekilde ALLÂH, mü’minlere savaşta kâfi geldi. ALLÂH çok güçlüdür, çok üstündür.

26- Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalblerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

27- (ALLÂH) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size mîras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size mîras kıldı). ALLÂH, her şeye kadîr’dir.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
H
Gönderi tarihi: 18-11-2008
1,749 kez okundu
Block title
Block content