Hicr Suresi Meali

Araçları Göster/Gizle
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
  1. Fatiha sûresi

  2. Bakara sûresi

  3. Âl-i İmran sûresi

  4. Nisâ sûresi

  5. Mâide sûresi

  6. En'âm sûresi

  7. A'râf sûresi

  8. Enfal sûresi

  9. Tevbe sûresi

  10. Yûnus sûresi

  11. Hûd sûresi

  12. Yusuf sûresi

  13. Ra'd sûresi

  14. İbrâhim sûresi

  15. Hicr sûresi

  16. Nahl sûresi

  17. İsrâ sûresi

  18. Kehf sûresi

  19. Meryem sûresi

  20. Tâhâ sûresi

  21. Enbiyâ sûresi

  22. Hac sûresi

  23. Mü´minûn sûresi

  24. Nur sûresi

  25. Furkân sûresi

  26. Şuarâ sûresi

  27. Neml sûresi

  28. Kasas sûresi

  29. Ankebût sûresi

  30. Rûm sûresi

  31. Lokmân sûresi

  32. Secde sûresi

  33. Ahzâb sûresi

  34. Sebe' sûresi

  35. Fâtır sûresi

  36. Yâsîn sûresi

  37. Sâffât sûresi

  38. Sâd sûresi

  39. Zümer sûresi

  40. Mü´min sûresi

  41. Fussılet sûresi

  42. Şûrâ sûresi

  43. Zuhruf sûresi

  44. Duhân sûresi

  45. Câsiye sûresi

  46. Ahkâf sûresi

  47. Muhammed sûresi

  48. Fetih sûresi

  49. Hucurât sûresi

  50. Kâf sûresi

  51. Zâriyât sûresi

  52. Tûr sûresi

  53. Necm sûresi

  54. Kamer sûresi

  55. Rahmân sûresi

  56. Vâkı'a sûresi

  57. Hadîd sûresi

  58. Mücâdile sûresi

  59. Haşr sûresi

  60. Mümtehine sûresi

  61. Saff sûresi

  62. Cum'a sûresi

  63. Münâfikûn sûresi

  64. Teğâbûn sûresi

  65. Talâk sûresi

  66. Tahrîm sûresi

  67. Mülk sûresi

  68. Kalem sûresi

  69. Hâkka sûresi

  70. Meâric sûresi

  71. Nûh sûresi

  72. Cin sûresi

  73. Müzemmil sûresi

  74. Müddesir sûresi

  75. Kıyâmet sûresi

  76. İnsân sûresi

  77. Mürselât sûresi

  78. Nebe sûresi

  79. Nâziât sûresi

  80. Abese sûresi

  81. Tekvir sûresi

  82. İnfitâr sûresi

  83. Mutaffifin sûresi

  84. İnşikâk sûresi

  85. Bürûc sûresi

  86. Târık sûresi

  87. A'lâ sûresi

  88. Gâşiye sûresi

  89. Fecr sûresi

  90. Beled sûresi

  91. Şems sûresi

  92. Leyl sûresi

  93. Duhâ sûresi

  94. İnşirâh sûresi

  95. Tîn sûresi

  96. Alâk sûresi

  97. Kadir sûresi

  98. Beyyine sûresi

  99. Zilzâl sûresi

  100. Âdiyât sûresi

  101. Kâria sûresi

  102. Tekâsür sûresi

  103. Asr sûresi

  104. Hümeze sûresi

  105. Fîl sûresi

  106. Kureyş sûresi

  107. Mâûn sûresi

  108. Kevser sûresi

  109. Kâfirûn sûresi

  110. Nasr sûresi

  111. Tebbet sûresi

  112. İhlâs sûresi

  113. Felak sûresi

  114. Nas sûresi

Meal Oku
Meal
Kur'an Mealinde Ara
Arama Yapılacak Bölüm
Sûre Hakkında

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1. Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur´ân´ın âyetleridir.

2. Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

3. Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.

4. Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.

5. Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.

6. Dediler ki: "Ey kendisine Kur´ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun."

7. "Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin."

8. Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.

9. Hiç şüphe yok ki, Kur´ân´ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.

10. Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.

11. Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.

12. Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.

13. Kur´âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.

14. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

15. "Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.

16. Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

17. Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.

18. Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.

19. Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

20. Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.

21. Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.

22. Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.

23. Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.

24. Andolsun ki biz, içinizden İslâm´da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.

25. Şüphesiz Rabbin O´dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.

26. Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

27. Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

28. Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."

29. Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."

30. Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.

31. Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.

32. Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

33. İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim."

34. Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin."

35. "Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir."

36. İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

37. Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin."

38. "Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..."

39. İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

40. "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır."

41. Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur."

42. "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."

43. "Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir."

44. "Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır."

45. Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.

46. Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.

47. Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.

48. Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

49. Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.

50. Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere:

51. Hem o kullara, İbrahim´in misafirlerinden de haber ver.

52. Hani melekler, İbrahim´in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

53. Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

54. İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"

55. Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah´ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.

56. İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

57. "Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.

58. Melekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.

59. Ancak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız.

60. Yalnız Lût´un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.

61. Melek olan elçiler, Lût kavmine gelince,

62. Lût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."

63. Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

64. "Sana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz."

65. "Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."

66. Biz, Lût´a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."

67. Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.

68. Lût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."

69. "Allah´tan korkun! Beni mahcub etmeyin."

70. Lût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik?"

71. Lût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).

72. Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

73. Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.

74. Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

75. Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.

76. Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.

77. Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.

78. Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.

79. Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

80. Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.

81. Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı.

82. Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

83. Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.

84. Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

85. Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.

86. Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.

87. Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur´ân´ı verdik.

88. Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.

89. De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."

90. (İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

91. Onlar, Kur´ân´ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.

92,93. Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.

94. Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.

95. Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

96. Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.

97. Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.

98. O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.

99. Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.