Kur'an'ın tercümanı olan zatın herkesten ziyade ona itikadı ve hürmeti ispat eder ki, Kur'an Allah'ın kitabıdır.

Kur'an-ı Kerim, ortaya koyduğu hikmetli kanunların şehadetiyle Allah'ın kelamı olduğu gibi, Kur'an'ın tercümanı olan zatın herkesten ziyade ona itikadı, inancı ve hürmet etmesi de ispat eder ki, Kur'an Allah'ın kelamıdır.

Zira tarihte birçok kanun koyucular gelmiştir ki, koydukları kanunları ilk önce kendileri çiğnemişler, yasakları ilk önce kendileri ihlal etmişlerdir. Demek mesele sadece kanun yapmak değil, aynı zamanda o kanuna boyun eğmek ve itaat etmektir. 

Peygamber Efendimiz (S.a.v.) Kur'an'ın her bir hükmüne öyle itaat etmiş, öyle iman etmiş ve öyle hürmet etmiştir ki, tarih-lerde emsali yoktur. Hatta "Hud Suresi"ndeki "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayeti nazil olduğunda, "Bu sure beni ihtiyarlattı" buyurmuştur. 

Evet, o Allah'ın peygamberinin Kur'an'a karşı öyle bir itikadı ve imanı vardır ki, o zamanın hükümranı olan bütün fikirler ve inançlar ve bilginlerin hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri ona karşı ve ona muhalif oldukları halde; onun ne imanına, ne itikadına, ne inancına ve ne de itimadına, hiçbir şüphe, hiçbir tereddüt, hiçbir zaaf, hiçbir vesvese verememişler. 

Bu da ispat eder ki, Hazreti Muhammed (S.a.v.) Allah'ın elçisidir. Kur'an da Allah'ın kelamıdır.

Yazar:
Yusuf Sıddık
Kategorisi:
Kur'an'ın Allah Kelamı Olduğunun Bazı Delilleri
Gönderi tarihi: 05-06-2010
2,703 kez okundu
Block title
Block content
Murat Yücel (doğrulanmadı)

Eğer Kuran Muhammed Peygamberin sözü olsaydı:

neden Muhammed kendisine namaz, zekat, oruç gibi ağır yükümlülükleri yükleyecek? Din uyduran birisi için bunlar çok ağır gelir.

neden Muhammed arkasında saraylar, köşkler ve heykeller bırakmadı? Sonuçda dönemin iki süper güçü bizansı ve Pers yendi. İnsanlar O'nun peygamber olduğuna inandığı halde neden mütavazi ve kibirsiz bir hayat sürdü. Hatta kendisini ikaz eden ayetleri neden uydurdu o zaman?

Kuran ayetleri indiriliş sırasına göre bakıldığında, en başdan beri tavizsiz ve takkiyesiz davasını sürdürmüş, zalim işkenceci Mekkelilere uyarı ve tehditte bulunmuş. Uydursaydı en azından başda iki yüzlü siyaset izlemezmiydi?

Ruhbanı neden yasaklasın? Ruhban dikdatörlüğünü daha güçlendirirdi. Bununla birlikde faiz ve fuhuşa neden müdahele etmişdir?

Eğer kendi uydurduğuna inandı diyorlarsa, ruh hastası dengesiz bir insanın uyduracağı kitap tutarsız çelişkili bir kitap olur.

Bize doğru yolu göstermek Rabbimize düşer. O'da yol gösterici olarak Kuran'ı seçmiş. Bunu nerden anlıyoruz: kim Kuran dan biraz saparsa batıla sapmış olur, kim Kuran'a sımsıkı sarılırsa dosdoğru yoldadır.