Hazreti ZEKERİYÂ -aleyhisselâm-

*Zekeriyyâ-aleyhisselâm- Hazreti Meryem’in teyzesinin kocası idi. Hazreti Meryem’in Beyt-i Makdis’te bakımını Zekeriyyâ Peygamber üstlenmişti. (Diyânet)

- Zekeriyyâ-aleyhisselâm-, Süleyman-aleyhisselâm-‘ın neslindendir. Tevrât levhaları yazardı. Mûsâ-aleyhisselâm-‘ın şerîatıyla amel ederdi. Yüz yaşında şehid edildi. (Ö.N.Bilmen)

3/ Âl-i İmrân -37- Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyyâ'nın himâyesine verdi. Zekeriyyâ ne zaman kızın bulunduğu mihrâba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, ALLÂH katındandır" derdi. Şüphesiz ALLÂH, dilediğine hesapsız rızık verir.

38- Orada Zekeriyyâ, Rabbine duâ’ etti: "Rabbim! Bana katından hayırlı bir nesil ver. Şüphesiz Sen, duâyı hakkıyla işitensin" dedi.

39- Derken melekler kendisine, o kalkmış mihrapta namaz kılarken seslendiler: "Haberin olsun ALLÂH sana, ALLÂH'dan (gelecek) bir kelimeyi (Îsâ’yı) tasdîk edici, efendi, zahid (nefsine hâkim) ve sâlihlerden bir Peygamber olan Yahyâ'yı müjdeler" dediler.

40- Zekeriyyâ : "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, kadınım ise kısırdır" dedi. ALLÂH: "Öyledir, fakat ALLÂH dilediğini yapar." buyurdu.

41- Zekeriyyâ : "Rabbim! (oğlum olacağına dâir) bana bir alâmet ver" dedi. ALLÂH da buyurdu ki: "Senin için alâmet, insanlara üç gün, işâretten başka söz söyleyememendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbîh et".

6/ el-En’âm -85- Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve İlyâs'a da (hidâyet ettik). Hepsi de sâlih kullarımızdandı.

19/ Meryem -1- Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd.

2- Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyyâ'ya olan rahmetini anmadır.

3- Bir zamanlar o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

4- Şöyle demişti: "Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana duâ’ etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım."

5- "Gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek vârislerden endîşedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için katından bana bir çocuk ihsân et."

6- "Ki bana da mîrasçı olsun, Ya’kûb ailesine de mîrascı olsun. Rabbim, onu Sen rızana kavuştur."

7- (ALLÂH şöyle buyurdu): "Ey Zekeriyyâ! Şüphesiz Biz sana Yahyâ isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bundan önce ona hiçbir adaş yapmadık."

8- Zekeriyyâ: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.

9- (ALLÂH yahud Cebrâil ona şöyle) dedi: "Dediğin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu işi yapmak Bana kolaydır. Nitekim bundan önce seni yarattım. Halbuki sen hiçbir şey değildin."

10- Zekeriyyâ şöyle dedi: "Rabbim! Bana alâmet ver." ALLÂH: "Senin alâmetin, sapasağlam olduğun halde, üç gün, üç gece insanlarla konuşamaz hâle gelmendir." buyurdu.

11- Nihayet (bir gün konuşamayınca) mihrâbdan kavmine karşı çıktı da onlara "Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbîh edin" diye işâret etti.

21/ el-Enbiyâ -89- Zekeriyyâ da hani Rabbine: "Rabbim! Beni tek başıma bırakma, Sen vârislerin en hayırlısısın" diye nidâ etmişti.

90- Biz de duâsını kabul ile icâbet ettik de kendisine Yahyâ'yı ihsân ettik. Ve eşini (doğum yapmaya) elverişli hâle getirdik. Doğrusu onlar iyiliklerde yarışıyorlar, umarak ve korkarak Bize yalvarıyorlardı. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
Z
Gönderi tarihi: 20-11-2008
1,746 kez okundu
Block title
Block content