GÜNEŞ VE AY

GÜNEŞ VE AY

6/ el-En’âm -96- Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için, güneş'i, ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır. İşte bu, her şeye gâlib gelen ve her şeyi bilen ALLÂH'ın takdîridir.

7/ el-A’râf -54- Şüphesiz Rabbiniz ALLÂH, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümrân oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter, güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan ALLÂH ne yücedir.

10/ Yûnus -5- O ALLÂH'dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneş’i bir ışık, ay’ı da bir nûr yaptı. Ve ay’a menziller ta’yîn etti. ALLÂH bunu hakk olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.

12/ Yûsuf -4- Hani bir vakitler Yûsuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyâda onbir yıldızla güneş’i ve ay’ı bana secde ederken gördüm."

13/ el-Ra’d -2- ALLÂH O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istivâ’ etti, güneş’i ve ay’ı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzûruna çıkacağınızı iyi bilesiniz.

14/ İbrâhîm -33- Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.

16/ en-Nahl -12- Geceyi, gündüzü, güneş’i ve ay’ı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.

21/ el-Enbiyâ -33- Geceyi, gündüzü, güneş’i ve ay’ı yaratan O'dur. Bunların her biri kendi dâiresinde dolaşmaktadır.

22/ el-Hac -18- Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep ALLÂH'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. ALLÂH kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz ALLÂH dilediği şeyi yapar.

25/ el-Furkân -61- Gökte burçlar yaratan, onların içinde bir kandil (güneş) ve nûrlu bir ay yerleştiren ALLÂH, yüceler yücesidir, hayır ve ihsânı sınırsızdır.

29/ el-Ankebût -61- Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneş’i ve ay’ı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan "ALLÂH" derler. O halde nasıl (hakk’tan) çevrilip döndürülüyorlar?

31/ Lokmân -29- Görmedin mi ki, ALLÂH geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ay’ı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki ALLÂH, yaptıklarınızdan haberdardır.

35/ Fâtır -13- O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneş’i ve ay’ı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gâyeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan ALLÂH sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümrânlık) O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idâre edemezler.

36/ Yâsîn -40- Ne güneşin ay’a çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir, onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.

39/ ez-Zümer -5- O, gökleri ve yeri hakk ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneş’i ve ay'ı emrine âmâde kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.

41/ Fussilet -37- Gece ile gündüz ve güneş ile ay ALLÂH'ın kudretinin delillerindendir. Güneş’e ve ay’a secde etmeyin. Eğer sadece ALLÂH'a kulluk yapmak istiyorsanız, onları yaratan ALLÂH'a secde edin.

55/ er-Rahmân -5- Güneş de ay da bir hesab(a göre hareket ermektedir).

71/ Nûh -15- "Görmediniz mi ALLÂH yedi göğü uygun tabakalar hâlinde nasıl yaratmış?"

16- Ve Ay'ı bunların içinde bir nûr yapmış, güneş’i de bir lamba kılmış.

75/ el-Kıyâme -7-8-9- Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

*GÜNEŞ

2/ el-Bakara -258- ALLÂH, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrâhîm'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrâhîm, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrâhîm: " ALLÂH güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, ALLÂH zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

6/ el-En’âm -78-79- Daha sonra güneş’i doğarken görünce (iddiâ’nıza göre) “Rabbim, herhalde budur, bu hepsinden daha büyük!” Batıp kaybolunca da: “Ey halkım, ben sizin ALLÂH’a şerîk koştuğunuz şeylerden berîyim. Ben bâtıl dinlerden uzaklaşarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Rabbülâlemin’e yönelttim, ben asla sizin gibi müşrik değilim!” dedi.

15/ el-Hicr -73- Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

17/ el-İsrâ -78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

18/ el-Kehf -17- Ey Muhammed! Baksaydın güneşin doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, batarken de sol taraftan onları makaslayıp geçtiğini görürdün. Onlar, mağaranın geniş bir yerinde idiler. İşte bu ALLÂH'ın mucizelerindendir. ALLÂH kime hidâyet ederse, işte o, hakk’ka ulaşmıştır; kimi de hidâyetten mahrûm ederse, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.

86- Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zül-karneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."

90- Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.

20/ Tâ hâ -130- O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbîh et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrâfında da tesbîh et ki hoşnutluğa eresin.

25/ el-Furkân -45- Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra Biz güneşi, ona (gölgeye) delil kılmışızdır.

61- Gökte burçları var eden, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay barındıran ALLÂH, yüceler yücesidir.

27/ en-Neml -24- "Onun ve kavminin, ALLÂH'ı bırakıp güneş’e secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için hidâyete giremiyorlar."

36/ Yâsîn -38- Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen ALLÂH'ın takdîridir.

50/ Kâf -39- Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güneşin doğuşundan önce (sabah namazını) ve batışından önce de (öğle ve ikindi namazlarını kılarak) Rabbini Hamd ile tesbîh et.

76/ el-İnsân -13- Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

78/ en-Nebe’ -13- Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.

81/ et-Tekvîr -1- Güneş katlanıp dürüldüğünde.

91/ eş-Şems -1- Güneş’e ve onun aydınlığına and olsun.

*AY

36/ Yâsîn -39- Ay'a gelince, ona menziller ta’yîn ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.

75/ el-Kıyâme -8- Ay tutulduğunda.

84/ el-İnşikâk -18- Dolunay hâlini alan ay hakkı için.

91/ eş-Şems -2- Güneş’i ta’kîb ettiğinde Ay’a and olsun.

GÜNEŞE TAPANLAR

(Bkz: Hazreti Süleymân-aleyhisselâm-kıssası)

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
G
Gönderi tarihi: 18-11-2008
2,784 kez okundu
Block title
Block content