GÖKLER VE YERYÜZÜ

GÖKLER VE YERYÜZÜ

2/ el-Bakara -22- O (Rab) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, ALLÂH'a eşler koşmayın.

29- O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

33- (ALLÂH): "Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver" dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (ALLÂH): "Ben size, Ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim, dememiş miydim?" dedi.

107- (Hem) bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü şübhesiz ki ancak ALLÂH’ındır! Ve sizin için ALLÂH’dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

116- O zalimler, "ALLÂH kendisine çocuk edindi" dediler. Hâşâ, O Sübhân’dır. Doğrusu, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

117- O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir.

164- Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, ALLÂH'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgârları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette ALLÂH'ın birliğine deliller vardır.

255- ALLÂH’dan başka hiçbir ilâh yoktur. O dâima diri (hayy)dır, bütün varlığın idâresini yürüten (kayyum)dur. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzûrunda şefâat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsî’si, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.

284- Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi ALLÂH'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da ALLÂH onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. ALLÂH her şeye kadîr’dir.

3/ Âl-i İmrân -29- De ki: “Sînelerinizde olanı gizleseniz de onu açıklasanız da, ALLÂH onu bilir. Göklerde olanı da yerde bulunanı da bilir.” Ve ALLÂH, herşeye hakkıyla gücü yetendir.

83- O halde ALLÂH’ın dîninden başkasını mı arıyorlar? Hâlbuki göklerde ve yerde kim varsa, isteyerek veya istemeyerek O’na teslim olmuştur ve ancak O’na döndürüleceklerdir.

109- Göklerde ve yerde olan her şey ALLÂH'ındır, ve bütün işler sonunda O'na raci olur, bütün işleri O hükme bağlar.

133- Ve koşuşun Rabbınızdan bir mağfirete ve bir Cennete ki eni Semavat-ü Arz genişliğidir, müttakîler için hazırlanmıştır.

180- ALLÂH'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mîrası ALLÂH'a aittir. ALLÂH yaptıklarınızdan haberdardır.

190- Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selîm akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.

6/ el-En’âm -1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden ALLÂH'a mahsûstur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar.

14- De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen ALLÂH’dan başka dost mu tutayım?" "Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın ALLÂH'a ortak koşanlardan olma.

73- Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü hakk’tır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır.

78- Nihayet doğmakta olan güneşi görünce: “Bu rabbimdir; (öyle mi?) bu daha büyüktür!” dedi. Fakat (o da) batınca: “Ey kavmim! (Bilin ki) doğrusu ben, (sizin Allâh’a)ortak koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım!” dedi.

79- "Ben hanîf olarak yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla ALLÂH'a ortak koşanlardan değilim".

101- Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Eşi de olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur? Her şeyi yaratan O'dur. Ve O, her şeyi bilendir.

7/ el-A’râf -54- Şüphesiz Rabbiniz ALLÂH, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümrân oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter, güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan ALLÂH ne yücedir.

158- De ki: "Ey insanlar! Ben sizin hepinize ALLÂH tarafından gönderilen Peygamberim. O ki, göklerin ve yerin hâkimiyeti O'na aittir. O'ndan başka ilâh yoktur. Hayatı veren de, ölümü yaratan da O'dur. Öyleyse siz de ALLÂH'a ve O'nun bütün kelimelerine îmân eden o ümmî Nebîye, o Resule inanın. Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız.

185- Hiç düşünmezler mi göklerin ve yerin hükümranlığını, o muazzam saltanatı? düşünmezler mi ALLÂH'ın yarattığı herhangi bir mahlûktaki ilahî düzenlemeyi?Onu da düşünmezlerse bari ecellerinin yaklaşmış olabileceği ihtimalini?O halde buna îmân etmedikten sonra, daha hangi söze inanırlar?

9/ et-Tevbe -36- Şüphesiz ALLÂH’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, ALLÂH katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu ALLÂH’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat ALLÂH’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki ALLÂH, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

10/ Yûnus -3- Rabbiniz o ALLÂH'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istivâ’ etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbîr eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefâatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan ALLÂH budur. O'na ibâdet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

6- Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve ALLÂH'ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için birçok delil vardır.

66- İyi bilesiniz ki göklerde ve yerde kim varsa hepsi ALLÂH'ın kuludur, O'nun hükmü altındadır. ALLÂH'tan başka birtakım şeriklere ibadet edenler de gerçekte o putlarına tâbi olmazlar. Onlar sadece birtakım zanlara uymakta ve sırf kafadan atmaktadırlar.

68- Müşrikler " ALLÂH evlat edindi" dediler. Haşâ! O bundan münezzehtir. O her şeyden olduğu gibi evladı olmaktan da müstağnidir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O'nundur. Buna dair, ey müşrikler, hiçbir deliliniz yoktur. Ne o, ALLÂH hakkında kesin bilgi sahibi olmadan konuşuyor, rastgele şeyleri mi O'na isnad ediyorsunuz?

101- De ki: "Göklerde ve yerde neler ve neler var, bir baksanıza!" Fakat bunca işaretler ve uyarılar îmân etmeyecek kimselere ne fayda verir ki?

11/ Hûd -7- Hem O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Bundan önce ise arş'ı su üstünde idi. Bu kâinatı yaratması sizden hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını imtihan etmek içindir. Böyle iken sen onlara "öldükten sonra elbette dirileceksiniz!" dersen, o kâfirler bunu haber veren Kur'ân'ı kasdederek "Bu, aldatıcı olma yönünden, besbelli bir büyüden başka bir şey değil!" derler.

12/ Yûsuf -101- "Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasîb verdin ve bana rüyâların tâbirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velîm Sen’sin, benim canımı müslüman olarak al ve beni sâlih kulların arasına kat!"

105- Göklerde ve yerde ALLÂH'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki, insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkına varmazlar.

13/ el-Ra’d -2- ALLÂH O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istivâ’ etti, güneş’i ve ay’ı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor. Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzûruna çıkacağınızı iyi bilesiniz.

3- Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin hepsinden iki çift yapan O'dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki, ibretler vardır.

14/ İbrâhîm -10- Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan, ALLÂH hakkında da şüphe mi var? O, sizi günahlarınızı bağışlamak için çağırıyor ve belirlenmiş bir süreye kadar size müsâade ediyor." Onlar da: "Siz sadece bizim gibi bir insansınız, bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. O halde bize apaçık bir delil getirin!" dediler.

19- Gökleri ve yeri gerçekten ALLÂH'ın yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir.

32- ALLÂH öyle bir ALLÂH’dır ki; gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkardı; emri gereğince denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi, ırmakları da emrinize verdi.

48- Gün gelir, yer başka bir yere, gökler de başka göklere çevrilir. Bütün insanlar kabirlerinden kalkıp tek hâkim olan ALLÂH'ın huzuruna çıkarlar.

15/ el-Hicr -19- Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.

20- Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.

21- Her şeyin hazîneleri yalnız Bizim yanımızdadır. Fakat Biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.

85- Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hakk ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muâmele et.

16/ en-Nahl -3- ALLÂH gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.

17/ el-İsrâ -99- Onlar, gökleri ve yeri yaratan ALLÂH'ın, kendilerinin aynı olan insanları yaratmaya da kadîr olduğunu görüp bilmediler mi? ALLÂH onlar için şüphe edilmeyen bir vâde takdîr etmiştir. Fakat zalimler, inkârlarında yine de ısrar ederler.

18/ el-Kehf -51- Ben, onları (iblîs ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışında, ne de kendilerinin yaratılışında şâhid tutmadım ve hiçbir zaman doğru yoldan çıkanları yardımcı edinmiş değilim.

20/ Tâ hâ -4- Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle (onu) indirdik.

5- O Rahmân (kudret ve hâkimiyetiyle) Arş'a hâkim oldu.

6- Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin arasında ve toprağın altıda bulunanlar O'nundur.

53- "Yeryüzünü sizin için bir döşek yapan, oradan sizin için yollar açan ve gökten bir su indiren O'dur." İşte Biz o su ile türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık.

21/ el-Enbiyâ -16- Biz gök ile yeri ve aralarındaki şeyleri, boş bir eğlence için yaratmadık.

22/ el-Hac -65- Görmedin mi ki, ALLÂH bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor. Şüphesiz ALLÂH insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

23/ el-Mü’minûn -17- Andolsun Biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz, yaratmaktan habersiz değiliz.

25/ el-Furkân -59- Gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş'a hükmeden Rahmân'dır. Haydi ne dileyeceksen o her şeyden haberdar olan (Rahmân)dan dile.

27/ en-Neml -60- (Onlar mı hayırlı) yoksa, gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? Çünkü Biz onunla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel güzel bahçeler bitirmişizdir. ALLÂH'la beraber başka bir ilâh mı var! Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir gürûhtur.

61- (Onlar mı hayırlı) yoksa yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarında nehirler akıtan, onun için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı? ALLÂH'ın yanında başka bir ilâh mı var? Hayır, onların çoğu (hakikatleri) bilmiyorlar.

29/ el-Ankebût -61- Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneş’i ve ay’ı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan "ALLÂH" derler. O halde nasıl (hakk’tan) çevrilip döndürülüyorlar?

30/ er-Rûm -25- Yine göğün ve yerin, emriyle durması da O'nun âyetlerindendir. Sonra sizi bir tek çağırışla çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki (yerden diriltilip çıkarılıyorsunuz).

31/ Lokmân -10- O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada her bir hayvandan üretti. Hem Biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.

25- Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, elbette "ALLÂH" diyecekler. "ALLÂH'a hamd olsun" de. Fakat onların çoğu bilmezler.

32/ es-Secde -5- O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.

34/ Sebe’ -9- Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilesek kendilerini yere geçiriveririz. Yahud gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz bunda ALLÂH'a yönelen (hakk’ka gönül veren) her kul için bir ibret vardır.

35/ Fâtır -1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan ALLÂH'a mahsûstur. O, yaratmada dilediği kadar artırır. Gerçekten ALLÂH her şeye kadîr’dir.

41- Doğrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, ALLÂH tutuyor. Andolsun ki eğer yok oluverirlerse, onları O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranır, çok bağışlayıcıdır.

36/ Yâsîn -81- Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kadîr değil midir? Elbette kadîr’dir. Çünkü O her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.

38/ Sâd -27- Hem o göğü, yeri ve aralarındakileri Biz boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Onun için vay ateşe girecek olan kâfirlerin haline!

39/ ez-Zümer -5- O, gökleri ve yeri hakk ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneş’i ve ay'ı emrine âmâde kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.

38- Andolsun ki onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette ALLÂH!" diyeceklerdir. O halde gördünüz ya ALLÂH’dan başka çağırdıklarınızı! Eğer ALLÂH bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahud bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "ALLÂH, bana yeter." Tevekkül edenler, hep O'na dayanırlar.

46- De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen ALLÂH'ım! Kulların arasında, o ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında Sen hüküm vereceksin."

40/ el-Mü’min -57- Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmezler.

64- ALLÂH, O'dur ki sizin için yeri bir karargâh, göğü de bir bina yapmıştır. Size şekil vermiş, sonra şekillerinizi güzelleştirmiştir. Hoş nimetlerden size rızık vermiştir. İşte Rabbiniz o ALLÂH’dır. Âlemlerin Rabbi olan ALLÂH ne yücedir!

41/ Fussilet -10- O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdîr edip, düzene koydu.

11- Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin" dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.

12- Böylece ALLÂH onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen ALLÂH'ın takdîridir.

42/ eş-Şûrâ -10- O gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine)eşler yaratmıştır. İşte bu ALLÂH benim Rabbimdir. O’na dayandım ve O’na yöneldim

12- O göklerin ve yerin anahtarı O’nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de keser. O, her şeyi bilendir.

29- Gökleri yeri ve her ikisinde yaydığı canlıları yaratması da ALLÂH'ın kudretinin delillerindendir. O'nun dilediği zaman onları bir araya toplamaya da gücü yeter.

43/ ez-Zuhruf -9- Eğer sen onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette: "Onları çok güçlü ve her şeyi bilen ALLÂH yarattı" derler.

44/ ed-Duhân -38- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.

39- Biz onları hakk ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

45/ el-Câsiye -3- Şüphesiz göklerde ve yerde mü’minler için birçok âyetler vardır.

22- Halbuki ALLÂH, gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Hem de herkese yaptığının karşılığı verilmek üzere, onlara asla haksızlık edilmez.

46/ el-Ahkâf -3- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hakk ile ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.

4- Ey Muhammed! De ki: "ALLÂH’dan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Onlar yerden ne yaratmışlar bana gösterin. Yoksa onların göklerin yaradılışında bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kur’ân'dan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin."

50/ Kâf -38- Andolsun ki Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık, Bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı.

51/ ez-Zâriyât -7- Yollara sahip göğe and olsun ki,

8- Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.

20-21- Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?

22- Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da göktedir.

47- Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz Biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.

48- Yeryüzünü de Biz döşedik. Bakın Biz onu ne güzel döşüyoruz!

52/ et-Tûr -5- (Yemin olsun) Yükseltilmiş tavana.

57/ el-Hadîd -4- O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istivâ’ etti (hükümrân oldu). Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir. ALLÂH yaptıklarınızı görmektedir.

64/ et-Teğâbün -3- Zira gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.

4- Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir. ALLÂH, sînelerin özünü bilir.

65/ et-Talâk -12- ALLÂH O'dur ki yedi göğü ve yerden de onlar kadarını yarattı. Emir bunlar arasında iner ki ALLÂH'ın her şeye kadîr olduğunu ve ALLÂH'ın bilgisinin, her şeyi kuşattığını bilesiniz.

67/ el-Mülk -5- Andolsun Biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.

15- O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi, onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve ALLÂH'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

71/ Nûh -15-"Görmediniz mi ALLÂH yedi göğü uygun tabakalar hâlinde nasıl yaratmış?"

16- Ve Ay'ı bunların içinde bir nûr yapmış, güneş’i de bir lamba kılmış.

17- ALLÂH sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.

18- Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.

78/ en-Nebe’ -6- Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?

7- Dağları da birer kazık kılmadık mı?

12- Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.

13- İçlerine ışık saçan bir kandil astık.

79/ en-Nâzi’ât -26- Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

27- Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu ALLÂH bina etti.

28- Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.

29- Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

30- Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.

31- Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

84/ el-İnşikâk -1- Gök yarıldığı,

2- Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,

3- Yer uzatılıp düzlendiği,

4- İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı.

5- Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,

85/ el-Büruc -1- Burçlar sahibi gökyüzüne.

86/ et-Târık -1- Andolsun o göğe ve Târık'a.

88/ el-Ğâşiye -18- Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş?

19- Bakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş?

20- Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış?

91/ eş-Şems -5- Göğe ve onu bina edene,

6- Yere ve onu döşeyene.

99/ ez-Zilzâl -1- Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

2- Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı.

*GÖKLER İLE YER’İN DAHA ÖNCE BİTİŞİK OLDUĞU

21/ el-Enbiyâ -30- O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken Biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?

*GÖKYÜZÜ DÜNYAYI KORUYAN BİR TAVANDIR

21/ el-Enbiyâ -32- Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (ALLÂH'ın kudret ve azâmetine delâlet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
G
Gönderi tarihi: 18-11-2008
3,839 kez okundu
Block title
Block content