GAYB

GAYB

2/ el-Bakara -33- (ALLÂH): "Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver" dedi. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince, (ALLÂH): "Ben size, ‘Ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim’ dememiş miydim?“ dedi.

5/ el-Mâide -109- ALLÂH, Resûlleri topladığı gün:"Size ne cevap verildi?"der. "Bizim bilgimiz yok" derler, "gizlileri bilen yalnız Sen’sin, Sen!"

7/ el-A’râf -188- De ki, “ben kendi kendime ALLÂH'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye mâlik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben îmân edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir Peygamberden başka biri değilim. “

10/ Yûnus -20- Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak ALLÂH'a mahsûstur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz."

11/ Hûd -31- Ben size "ALLÂH'ın hazîneleri benim yanımdadır" demiyorum ki. Ben size "Ben bir meleğim" de demiyorum. O sizin kendinize göre, hor gördükleriniz hakkında "ALLÂH onlara hiçbir hayır vermez" de demiyorum. Onların içlerindeki niyeti, en iyi ALLÂH bilir. (Bu söylediklerimin aksini iddiâ’ etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.

49- İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, âkıbet muhakkak müttakîlerindir.

16/ en-Nahl -77- Göklerin ve yerin gaybını bilmek ALLÂH'a aittir. Kıyametin kopuşu yalnız bir göz kırpması veya daha az bir zamandan başkası değildir. Şüphesiz ALLÂH her şeye kadîr’dir.

18/ el-Kehf -25- Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilâve etmişlerdir.

26- De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını ALLÂH daha iyi bilir." Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümrânlığına kimseyi ortak etmez.

27/ en-Neml -65- De ki: Göklerde ve yerde ALLÂH’dan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

75- Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûzda) bulunmasın.

34/ Sebe’ -3- İnkâr edenler: "Bize o kıyamet saati gelmez" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakk’kı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitap’tadır."

14- Ne zaman ki Süleymân'a ölümü hükmettik, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız bir ağaç kurdu yere dayandığı asâsını yiyordu. Bu sebeple Süleymân yere yıkılınca ortaya çıktı ki, cinler eğer gaybı bilir olsalar o zilletli azab içinde bekleyip durmazlardı.

48- De ki: "Gerçekten Rabbim, hakk’kı yerli yerine koyar. O, gaybları hakkıyla bilendir."

39/ ez-Zümer -46- De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen ALLÂH'ım! Kulların arasında, o ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında Sen hüküm vereceksin."

41/ Fussilet -47- Kıyamet zamanını bilmek ancak ALLÂH'a havâle edilir. O’nun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. ALLÂH onlara: "Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, onlar: "Senin ortağın olduğuna dâir bizden hiçbir şâhid olmadığını Sana arz ederiz" derler.

43/ ez-Zuhruf -84- Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O'dur. O hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilir.

85- Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümrânlığı kendisine ait olan ALLÂH'ın şânı yücedir. Kıyamet saatinin bilgisi de yalnız O’nun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz.

49/ el-Hucurât -18- Şüphesiz ALLÂH, göklerin ve yerin görülmeyen esrârını bilir. ALLÂH yaptıklarınızı görür.

53/ en-Necm -35- Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor?

57/ el-Hadîd -25- Andolsun Biz Peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adâleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, ALLÂH'ın dinine ve Peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz ALLÂH kuvvetlidir, dâima üstündür.

64/ et-Teğâbün -18- Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.

67/ el-Mülk -25- (Onlar): "Doğru iseniz bu tehdîd ne zaman olacak?" diyorlar.

26- De ki: "(O'na ait) bilgi, ALLÂH'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

68/ el-Kalem -47- Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?

*GAYBI TAŞLAMAKTAN İMTİNÂ ETMEK

18/ el-Kehf -22- Diyecekler ki, “Onlar üçtür; dördüncüsü köpekleridir.” Yine diyecekler ki, “Onlar beştir; altıncısı köpekleridir.” Bütün bunlar gaybı taşlamaktır. Yahud “Onlar yedidir; sekizincisi köpekleridir” diyecekler. Sen de ki: Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir. İnsanlardan ise pek azı onları bilir. Onun için, onlar hakkında açık olan delillerden daha ötesi için tartışmaya girme; hiç kimseden de onlar hakkında bir şey sorma!

23- Hiçbir şey hakkında da “Ben yarın şunu yapacağım” deme.

24- Ancak ALLÂH’ın dilemesine bağlarsan müstesnâdır. Unuttuğun zaman da Rabbini an ve “Umarım, Rabbim beni bundan daha doğru bir yola iletir” de.

25- Yine bazıları, “Onlar mağaralarında üç yüz sene kaldılar” dedi; bazıları da buna dokuz daha ilâve etti.

26- De ki: Onların ne kadar kaldığını en iyi Rabbim bilir. Göklerin ve yerin gizlilikleri O’na aittir. O ne güzel görür ve ne güzel işitir! Onlar için Ondan başka bir dost ve yardımcı yoktur. O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.

27- Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. Ne Onun sözlerini değiştirebilecek biri vardır; ne de sen O’ndan başka bir sığınak bulabilirsin.

*GAYBI YALNIZ ALLÂH BİLİR

6/ el-En’âm -50- De ki: "Size ALLÂH'ın hazîneleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

11/ Hûd -49- İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, âkıbet muhakkak müttakîlerindir.

12/ Yûsuf -3- Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle Biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.

72/ el-Cin -26- O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz.

27- Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar.

*GAYBIN BEŞ SIRRI

31/ Lokmân -34- Kıyamet saatinin ne zaman geleceğini yalnız ALLÂH bilir. Yağmuru da O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Her şeyi mükemmel tarzda bilen ve her şeyden haberdar olan ALLÂH’dır.

*GAYB VE KADERLE ALÂKALI MÜHİM BİR İHTAR!

3/ Âl-i İmrân -156- Ey îmân edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. ALLÂH bunu, onların kalblerine bir hasret (yarası) olarak koydu. ALLÂH, diriltir ve öldürür. ALLÂH yaptıklarınızı görmektedir.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
G
Gönderi tarihi: 18-11-2008
2,510 kez okundu
Block title
Block content