FİTNE

FİTNE (*)

*Fitne (a.i.c;fiten); belâ. mihnet. sıkıntı. ayartma. azdırma. fesat. ara bozma. karışılık. ihtilâl.

-Sözlükte; "denemek, imtihan etmek, yakınmak, bir şeyden çok hoşlanmak, görüş ayrılığı, kargaşa, delilik, dalâlet, sapıtmak, şaşırtmak, aldatmak, şiddet, işkence, öldürmek, belâ, musîbet, kötülük, mihnet" anlamlarına gelir. Bu kelime Türk diline de girmiş ve azdırma, baştan çıkarma, fesat, ara bozma, ihtilâf, âfet, musîbet, sıkıntı, belâ, ceza, delilik, dinsizlik, cânilik ve daha çok karışıklık ve kargaşa anlamına gelmektedir. 30 âyette geçen "fitne", çok anlamlı bir kavramdır. Kur'ân'da; imtihan (deneme-sınama), belâ (musîbet-dert), saptırma, kandırma, şaşırtma, delilik (cinnet), azab (yakılma / ateşe atılma);  ma’zeret ve çâre, günah, savaşma (öldürme), kargaşa, karışıklık, fesat  ve baskı (işkence / eziyyet / kötülük) anlamlarında kullanılmıştır. Malların ve çocukların insan için bir imtihan olduğu, insanlara baskı, zulüm, işkence, eziyyet ve kötülük etmenin öldürmeden daha büyük ve şiddetli olduğu fitne kavramı ile ifade edilmiş, inanca baskının (fitne) yok oluncaya kadar savaşılması emredilmiştir. (Diyânet)

-Fitne’nin katl (öldürme)’den daha büyük bir vebal olduğu âyetle sabittir.

-Küfrü yaymak, dinden döndürme, özgürlüğü yok etme, kamu düzenini bozma, ülkeden sürgün etme. (Elmalılı Tefsiri)

 

2/ el-Bakara -191- Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-ül Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.

193- Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız ALLÂH'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.

217- Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ay’da savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ay’da savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber ALLÂH yolundan alıkoymak, O'nu inkâr etmek, insanları, Mescid-ül Haram'dan men’etmek ve halkını oradan çıkarmak, ALLÂH yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve âhirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.

3/ Âl-i İmrân -7- Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyiflerine göre te'vil yapmak için onun müteşâbih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini ALLÂH'dan başka kimse bilmez. İlimde ehil olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

4/ en-Nisâ -91- Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emîn olmak, hem de kavimlerinden emîn olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir fermân verdik.

8/ el-Enfâl -39- Ortalıkta fitne kalmayıp, din tamamıyla ALLÂH'ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse muhakkak ki, ALLÂH yaptıklarını görür.

9/ et-Tevbe -47- Eğer içinizde sizinle beraber cihada çıkmış olsalardı, bozgunculuk etmekten başka şeye yaramayacaklardı ve aranıza fitne sokmak için uğraşacaklardı. İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı. ALLÂH, o zalimleri iyi bilir.

48- Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hakk yerini buldu ve ALLÂH'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.

(Bkz: FESÂD & MESCİD-İ DIRAR & MÜNÂFIK)

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
F
Gönderi tarihi: 18-11-2008
3,592 kez okundu
Block title
Block content