Necm

Sûre Hakkında Mekke’de inmiştir. 62 âyettir. İsrâ Sûresinin (17) girişinde temas edilen Miraç hadisesi ile ilgili ayrıntılar içerir. Tevhid delilleri, Allah’a ve âhirete iman, mü’min ve kâfirler arasındaki karşılaştırmalar, ele alınan diğer konular arasındadır. İlk âyette yıldıza yemin ederek başladığı için, adını, “yıldız” anlamına gelen necm sözcüğünden almıştır.
 
 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
 
 
1. And olsun yıldıza battığı zaman.
2. Arkadaşınız(1) ne saptı, ne de şaşırdı.
(1) Sizin aranızda bir ömür geçiren, dolayısıyla her halini yakından bildiğiniz Peygamberiniz.
3. O keyfine göre de konuşmaz.
4. O ancak kendisine vahyolunanı söyler.
5. Kendisine onu muazzam kuvvetlerin sahibi(2) öğretti.
(2) Cebrail.
6. Ki o üstün bir akıl ve dirayete maliktir. Ona gerçek haliyle göründü.
7. O zaman ufkun en yukarısında idi.
8. Sonra indi, yaklaştı.
9. İki yay kadar oldu,(3) hattâ daha da yakın.
(3) Aynı oku atmak üzere üst üste konmuş iki yay kadar. Veya yayın iki ucu kadar.
10. Vahyedilecek şeyi Allah'ın kuluna vahyetti.
11. Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.
12. Onun gördüğü şey hakkında şimdi siz onunla tartışacak mısınız?
13. And olsun ki onu başka bir inişinde de gördü:
14. Sidre-i Müntehâ'nın yanında.
15. Onun yanında da Me'vâ Cenneti vardır.(4)
(4) Yer ve Gökler Rabbinin katından gelen Kur'ân, bizim görmediğimiz, bilmediğimiz, büyüklüğünü ve güzelliğini hayal bile edemeyeceğimiz âlemleri, sanki bir mahallenin sokaklarını tarif edercesine anlatıyor, gayb âlemlerinin haritasını çıkarıyor. Bu âyetlerde adları geçen mevki ve varlıkların neler olduğu konusunda birbirinden çok farklı rivayetler gelmiş, farklı yorumlar yapılmıştır. Burada net olarak söylenebilecek birşey varsa, o da şu olmalıdır: Miraç gibi, bizim bir gecelik bir macera gözüyle baktığımız bu esrarengiz yolculuk kimbilir kaç tane kâinat tarihini içinde barındırıyor! Âyetin tasvir ettiği şu muazzam varlık âlemi içinde bizim dünyamız ve çocuksu kavgalarımız ne kadar küçük düşüyor! Ve bu küçük dünya üzerindeki bir anlık ömrümüzden sonra gideceğimiz yerde bizi neler, neler bekliyor!
16. O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.
17. Göz ne şaştı, ne haddinden aştı.(5)
(5) Yukarıdan beri tasvir edilen hadiseler içinde, Peygamberimizin gördüğü şeyin Allah olduğu yönünde de, Cebrail olduğu yönünde de rivayet ve yorumlar vardır. Âyetlerin lâfızları ise her iki ihtimale de elverişli bulunmaktadır.
18. And olsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
19. Şimdi gördünüz mü Lât ile Uzzâ'yı?
20. Ve bir üçüncüleri olan Menât'ı?(6)
(6) Mekke müşriklerinin putlarından üçünün adı.
21. Erkekler sizin de kızlar Allah'ın mı?
22. Öyleyse bu pek insafsız bir bölüştürme!
23. Bütün bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden ibarettir; yoksa Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak bir zanna ve canlarının istediği şeye uyuyorlar. Oysa onlara Rablerinden hidayet rehberi de gelmiştir.
24. Her istediği şey insanın eline geçer mi?
25. Âhiret de Allah'ındır, dünya da.
26. Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir fayda vermez.
27. Âhirete inanmayanlar, meleklere dişi isimleri takıyorlar.
28. Oysa onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur; sadece zan peşine takılmış gidiyorlar. Oysa zan hiçbir zaman gerçeğin yerini tutmaz.
29. Bizim zikrimizden(7) yüz çeviren ve dünya hayatından başka birşey istemeyenlere aldırma.
(7) Bizi anmaktan. Veya Kur'ân'dan.
30. Onların bilgileri işte buraya kadardır.(8) Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir; doğru yolda olanı en iyi bilen de Odur.
(8) Bilgileri dünya hayatından öteye geçemez. Veya bildikleri zandan ibarettir. Veya, dünya hayatını âhirete tercih etmek, bilgilerinin varacağı en son noktadır.
31. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, kötülük işleyenleri yaptıkları yüzünden cezalandıracak, iyilik yapanları ise daha da güzeliyle ödüllendirecektir.
32. Onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan(9) kaçınırlar. Rabbinin bağışlaması ise pek geniştir.(10) Sizi topraktan yarattığında da, annelerinizin karınlarında siz birer cenin halinde iken de sizi en iyi bilen Odur. Siz kendinizi temize çıkarmayın; kimin takvâ sahibi olduğunu en iyi O bilir.
(9) 6:151'in açıklamasına bakınız.
(10) 4:31'e de bakınız.
33. Gördün mü yüz çevireni?
34. Azıcık verdi, gerisini sımsıkı elinde tuttu.
35. Yoksa kendisinde gayb bilgisi var da görünmeyen âlemleri mi görüyor?
36. Yoksa Musa'nın sayfalarında olanlar ona bildirilmedi mi?
37. Ya çok vefalı İbrahim'in sayfalarında olanlar?
38. Şöyle ki: Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.
39. İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır.
40. Çalışması da yakında gösterilecektir.
41. Sonra da karşılığı tam tamına ödenecektir.
42. Rabbinedir en son varış.
43. Güldüren de Odur, ağlatan da.
44. Öldüren de Odur, dirilten de.
45-46. Rahimlere döküldüğünde bir damla sudan erkekli dişili çiftleri yaratan Odur.(11)
(11) Âyetten anlaşılan iki nokta vardır: (1) Erkeklik veya dişilikte belirleyici olan, "rahme dökülen bir damla su," yani babadan gelen genetik malzemedir. (2) Ceninin cinsiyeti, döllenme ânında belirlenmektedir. Bugünkü kesin bilgilerimiz her iki hükmü de doğrulamaktadır. Çünkü annenin yumurta hücresindeki cinsiyet kromozomu daima aynıdır; babadan gelen hücrelerin ise yarısı x, yarısı y kromozomu taşır. Yumurta hücresini dölleyen hücre x kromozomu taşıyorsa, döllenen hücre anneden gelen diğer x kromozomu ile birlikte xx kromozomu taşır ki, bu durumda doğacak yavru kız olacak demektir. Babadan gelen kromozomun y olması halinde ise yavrunun cinsiyet kromozomları xy olur ki, bu da yavrunun erkek olması anlamına gelir. Her iki halde de belirleyici olan babadan gelen sudur ve belirleyici an da bu suyun rahme döküldüğü zamandır.
47. Tekrar yaratılış da yine Ona aittir.
48. İhtiyaçtan kurtaran da Odur, zengin eden de.
49. Şi'râ yıldızının(12) Rabbi de Odur.
(12) Sirius olarak kabul edilmektedir ki, gezegenler hariç tutulursa, gökyüzünün en parlak yıldızı, daha doğrusu, yıldız sistemidir. Tarih boyunca birçok hurafeye kaynaklık etmiştir ve halen de etmektedir. Başlangıcında yıldıza yemin içeren sûre, burada da yıldızın Rabbinin Allah olduğunu vurgulamak suretiyle, bir yandan bu muhteşem kudret eserlerinin değerine ve büyüklüğüne dikkat çekerken, bir yandan da onlara olağanüstü güçler yakıştıran her türlü inanç ve davranışı tümüyle reddetmekte, gökyüzüne yıldızları inci taneleri gibi dizenin sıfatlarını yıldızlara mal etmek gibi bir nankörlükten insanları sakındırmaktadır.
50. Evvelki Âd kavmini de O helâk etti.
51. Semud'dan da geriye birşey bırakmadı.
52. Daha önce Nuh kavmini de O helâk etti. Çünkü onlar zulme sapmış ve azıtmıştı.
53. Alt üst edilen beldeleri de yerin dibine O geçirdi.
54. Onları kaplayan öyle bir kapladı ki!
55. Şimdi Rabbinin hangi bir nimetinden şüphe edersin?
56. İşte bu(13) da evvelki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
(13) Peygamber veya Kur'ân.
57. Yaklaşan(14) iyice yaklaştı.
(14) Kıyamet.
58. Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
59. Siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
60. Ağlamıyor, gülüyorsunuz.
61. Ve hâlâ eğleniyorsunuz.
62. Artık Allah'a secde edin(15) ve kulluğunuzu yapın.16
(15) Secde âyetidir.