Buradasınız

"Şüphesiz ki iman ettikten sonra inkâr eden sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte sapıklar onlardır." (Ali İmran, 3/90) ayetini açıklar mısınız?

 

"Şüphesiz ki iman ettikten sonra inkâr eden, sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte sapıklar onlardır."(Ali İmran, 3/90)

Bu âyet-i kerimeyi müfessirler çeşitli şekillerde izah etmişlerdir.

Katade, Hasan-ı Basri ve Ata el-Horasani, burada zikredilen kimselerden maksadın Yahudiler olduğunu söylemişlerdir. Zira bunlar önce Hz. Musa (as)'ya iman etmişler sonra Hz. İsa (as)'yı inkâr ederek kafir olmuşlar, daha sonra da Hz. Muhammedi (asm) inkâr ederek inkârlarında iyice ileri gitmişlerdir. Bunlar, ölüm sar­hoşluğundan önce hakka boyun eğip tövbe etmeyeceklerinden, ölüm anındaki tövbelerinin de kendilerine fayda vermeyeceğindendir ki âyet-i kerime , tövbelerinin kabul edilmeyeceğini beyan etmiştir. Nitekim diğer bir âyet-i kerimede,

"Günah işleyip de kendisine ölüm gelince 'Şimdi tövbe ettim.' diyenler ile kâfir olarak ölenlerin tövbesi kabul olunmaz. İşte bunlar için can yakıcı bir azap ha­zırladık."buyurulmaktadır.

Ren ve Ebu Âliyeden nakledilen diğer bir görüşe göre bu âyette zikredi­lenler, daha önceki peygamberlere iman ettikleri halde Hz. Muhammedi (as) inkâr eden, sonra da günahlarını artıran kimselerdir. Bunlar inkârlarına devam ettikle­ri müddetçe günahlarından tevbe etmeleri kabul edilmeyecektir.

İkrime ve İbn-i Cüreyc'den nakledilen diğer bir görüşe göre bu âyette zik­redilenlerden maksat, Peygamberlerine önce iman ettikten sonra kâfir olan ve kâfirliklerine devam ederek te inkârlarım arttıran kimselerdir. Bunların, kâfir olarak ölmeleri halinde daha önceki iman etmeleri ve o hallerindeyken yapmış oldukları tövbeleri kabul edilmeyecektir. Çünkü onlar, sonunda kâfir olmuşlar ve inkâr üzere ölmüşlerdir.

Süddiye göre ise âyette zikredilenlerden maksat, iman ettikten sonra kâfir olan, daha sonra da inkârlarına devam edip o inkâr üzere ölerek inkârlarını artı­ran kimselerdir. İşte bunların ölüm anındaki tövbeleri kabul edilmeyecektir.

Kulun ruhu bedende olduğu müddetçe tövbesinin kabul edileceği Allah Teala tarafından vaadedilmiş ve bu hususta da görüşlerine itibar edilen âlimler icma etmişlerdir. Öyle ki bir kâfir göz açıp kapayıncaya kadar bir zaman kalması anında tövbe edecek olsa ona Müslüman muamelesi yapılır. Mesela, cenaze namazı kılınır; mirasında İslami hükümler uygulanır. 

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 22-02-2013
1,690 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content