Rahman Suresi'nde iki suyun karışmadığı ve ikisinden de inci ve mercan çıktığı bildirilir. Tatlı ve tuzlu su hangisidir? İnci ile Mercan nereden çıkar?


Rahman Suresi'nde geçen konuyla ilgili ayetlerin mealleri şöyledir: 'İkisinden de inci ve mercan çıkar. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?" (Rahman Suresi, 55/22-23)

İkisinden de inci ve mercan çıkar.

Ayette, tuzlu sudan çıkan inci, yakut ve mercan gibi değişik güzellikteki süs eşyalarını nazara veren Allah'ın hârika sanatına dikkat çekilmiştir. (1)

Ayette geçen "Lü'lü"kelimesi, inci ( özellikle iri inci) anlamındadır. Lisanımızda da aynen kullanılan "Mercan"ın kırmızısı meşhurdur. Bilindiği gibi inci ile mercan, hem süs eşyası olarak kullanılır hem de ticaret nimetlerindendir. (2)

Topraktan hububat, meyva, yaprak ve güzel kokulu bitkiler çıkardığı gibi, sudan da sizin için hem birer süs eşyası hem de - Alûsî'nin bildirdiğine göre- kalp hastalıkları, çarpıntı, lepra, cüzzam, sedef gibi hastalıklarınıza şifa olacak inci ve mercan çıkaran, Rahman olan Allah'tır. (3)

İbn Abbas'a göre, lü'lü küçük inci, mercan ise büyük incidir.  İbn Mes'ûd'dan gelen rivayete göre "mercan",  elmas  ve yakut gibi kırmızı mücevherattır. (4) 

İnci İle Mercan Nereden Çıkar?

İnci ve mercanın sadece tuzlu denizlerden çıktığına dikkat çeken âlimler, âyetin "İkisinden.. çıkar" ifadesini değişik şekillerde şöyle yorumlamışlardır:

a) "ikisinden" demek, her ikisinden demek olmayıp, tağlip sanatı çerçevesinde tatlı ve tuzlu iki denizin birisinden çıkar demektir. Bu da tuzlu denizlere işarettir. "Ben ekmek yedim ve süt içtim" tâbiri yerine, "Ben ekmek yedim ve sütü de." cümlesinde olduğu gibi. Halbuki süt içilir, yenmez. (5)

b) "İki deniz" tâbiri, tuzlu ve tatlı denizlerin ikisini de ihtiva ettiği için, bir tek deniz gibi tasvir edilmiştir.  Bu açıdan, "ikisinden çıkar" tâbiri,  birisinden çıkar anlamındadır. (6) 

c) Arapça'da bir tek şeye âit bir zamir, cemi veya tesniyeler için de kullanılabilir.  Nitekim, "Allah yedi gök içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır." (7) âyetindeki üslup böyledir. Çünkü ne güneş ne de ay, yedi gökte değil, göklerden birindedir. (8)

d) Burada bir muzaf olan "Ahad" kelimesi takdir edilir; "minhümâ" (ikisinden) tâbiri, "min ahadihimâ" (iki denizin birisinden) anlamındadır. (9) 

e) İbn Abbas ve İkrime'den yapılan rivayete göre: inci ve mercan gökten yağan yağmur damlalarının sadef denilen canlı istiridye tarafından yutulmasından sonra teşekkül eder. Bunun içindir ki, incilerin teşekkül ettiği bu iki denize gök ve yer denizleri denilmiştir. (10)

f) Bazı âlimlere göre âyetin zâhiri, incilerin hem tuzlu hem de tatlı denizlerden çıktığına delâlet etmektedir. Bunların sadece tuzlu denizlerden çıktığına dâir iddialar ise, dalgıçların tecrübelerine dayandırılır. Allah'ın sözü ise, dalgıçların tecrübelerinden daha çok itibar edilmeye değer. Faraza dalgıçlar,  gerçekten şimdiye kadar incileri sadece tuzlu sudan çıkarmış olsalar bile, bu  yine de incilerin tatlı suda  bulunmadığına delil olmaz. Çünkü bütün her şey,  bu dalgıçların mâlûmatına münhasır değildir. Bunların şu andaki bilgileri, ileride tatlı sulardan da inci çıkarılabileceği ihtimalini ortadan kaldırmaz. (11)

"İki deniz birbirine eşit olmaz. Bu tatlıdır, susuzluğu keser, içilmesi kolaydır. Şu da tuzludur, acıdır (boğazı yakar). Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız." şeklindeki Fâtır Sûresinin 12. âyeti de,  çok açık bir şekilde süs eşyalarının  tuzlu ve tatlı suların her ikisinde de bulunduğunu göstermektedir. Denizlerdeki süs eşyasının en meşhuru ise, inci ve mercandır. (12)

Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalar, inci ve mercanın deniz ve nehir sularında bulunduğunu ortaya koymuştur. İncilerin en bol şeklide Umman Yarımadasından Katar Yarımadasına kadar uzanan büyük körfez açıklarındaki sularda bulunduğuna dikkat çeken kaynaklar, bunların kuzey yarı küre ılıman kuşağındaki tatlı sularda bulunduğunu belirtiyorlar. Özellikle Mississippi ve onu besleyen ırmaklarda çok değerli incilerin bulunduğu kaydedilmektedir. Yine bu kaynaklara göre Asya, Avrupa ve Amerika'nın bazı ırmak ve  akarsularında inci bulunduğu belirtilmektedir. Mesela Avrupa kıtasında çıkan en kıymetli incilerin kaynağı, Bavyera ormanlarındaki akarsulardır. Çin'de ırmak inciliği çok öncelerden beri bilinmektedir. (13)

Reşid Rıza'nın bildirdiğine göre, bazı Hint nehirlerinde incilerin bulunduğu kesin olarak tespit edilmiştir. İngiliz asıllı müsteşriklerden ve Kur'an'ın meşhur ingilizce mütercimlerinden biri olan George Sale (1697-1736), Kadı Beydâvî'nin bu ayetin tefsiri ile ilgili açıklamasına ek bilgi çerçevesinde yaptığı incelemede, söz konusu tespitlerin doğru  olduğunu ifade etmiştir. (14)

Dr. İbrahim Avd da, bu konuda değişik araştırmalar yaptığını ve netice itibariyle inci ile mercanın, Kur'an'ın ifade ettiği şekilde tuzlu sularda olduğu gibi,  tatlı  sularda da, - özellikle İngiltere, İskoçya, Çekoslovakya ve Japonya'nın tatlı sularında- bulunduğunun tespit edildiğini ifade etmektedir. (15)

Kur'an'ın on dört asır önce, tatlı ve tuzlu suların her ikisinde de süs eşyalarının bulunduğunu ve bunları özellikle inci ve mercan adları ile ifade etmesi, onun semâvî kimliğini ispat edecek kadar güçlü bir i'caz belgesidir.

Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Sadece sizin ve hayvanlarınızın rızkını vermekle kalmayıp, hoşunuza giden kokulu bitkileri ve inci gibi takıları da sizin için yaratan Allah'ın hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz?

İlave bilgi için tıklayınız:


Vakıa Suresi 68-70. ayetler, yağmur suyunun tatlılığı...

Dipnotlar:

1.    bk. es-Sabûnî, es-Safve, III/296.
2.    bk. Yazır, VII/372.
3.    krş. el-Alûsî, XXVII/ a.g.y.
4.    bk. el-Alûsî, XXVI/106.
5.    krş et-Taberî, XIII/130-132.
6.    bk. el-Beydâvî, VI/140.
7.    Nûh, 71/16.
8.    krş. el-Alûsî, XXVII/106-107.
9.    bk. el-Alûsî, a. g.y.
10.    bk. et-Taberî, XIII/132; el-Hâzin, VI/140;  el-Alûsî, XXVII/106-107.
11.    krş. er-Râzî, XXIX/101;  el-Alûsî, XXVII/ a. g.y.
12.    krş. İbrahim Avd, Masdaru'l-Kur'an (mahtut), 278.
13.    bk. The Encyclopedia  Americana, 1973, "pearl" mad.; The World Book Encyclopedia, 1978, "pearl" mad.; Encyclopedia  of Science and Tachnology, 1971, "perl" mad.; Ana Britanica, 1992, (inci) mad.
14.    bk. Reşid Rıza, Tefsiru'l-Menâr, VIII/106.
15.    bk. İbrahim Avd, Masdaru'l-Kur'an (mahtut, 1986), 278-281. Ayrıca: "el-Muntehab fi Tefsiri'l-Kur'ani'l-Kerim" adlı tefsirde Fâtır Suresinde, onikinci âyetin açıklamasına da bakılabilir.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 07-07-2009
4,816 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content