Nuh (a.s.) tufandan önce kavmine hiç mucize göstermiş midir?

Ayet veya hadislerde Hz. Nuh (asv)’ın ne gibi mucizeler gösterdiğine dair bir bilgiye rastlayamadık. Ancak, aşağıda meali verilen ayette Hz. Nuh (as)'ın elinde bir mucizenin olduğunu göstermektedir:

 

“Nuh şöyle cevap verdi: “Ey benim halkım! Düşünün bir kere:  Ya ben Rabbimden gelen çok âşikâr bir belgeye, kesin bir “beyyine”ye / bir delile dayanıyorsam, ya O, bana tarafından bir nübüvvet vermiş, bunlar size gizli kalmış da siz görememişseniz? Ne yapalım, istemediğiniz o rahmete girmeye sizi zorlayabilir miyiz?”(Hud, 11/28).

 

Ayette söz konusu olan “Beyyine”  kelimesi, delil, mucize, belge manasına gelir. Bu mucizenin tufan olduğunu söyleyenler vardır. Bu mana, Hz. Nuh (as)’ın ancak bu sözleri Tufan'dan sonra söylemesi durumunda söz konusu olabilir. Bu sebeple, bu görüşün fazla isabetli olduğunu düşünmüyoruz. İkinci bir görüşe göre, buradaki "Beyyine"den maksat bir mucizedir.(İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

 

Bu mucizenin ne olduğu belirtilmemiş olmakla beraber, her peygamberin elinde olması gereken harikulâde bir belge olduğunda şüphe yoktur.

 

Bu mucize, kendisine verilen sahifelerden ibaret de olabilir.

 

“Ey halkım! dedi, bende hiçbir sapıklık yok, fakat ben Rabbülâlemin tarafından size bir elçiyim. Size Rabbimin mesajlarını tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından gelen vahiy sayesinde, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri biliyorum. Kötülüklerden korunup Allah’ın merhametine nâil olmanız için, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla, Rabbiniz'den size bir buyruk gelmesine mi şaşıyorsunuz?”(Araf, 7/61-63) mealindeki ayetlerin ifadeleri bu hususu desteklemektedir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 23-07-2010
2,319 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content