Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 71/21, 27), ifadesi geçmektedir. Buna göre, bir insan onu doğuran anasına göre fasık olabilir mi?

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Bunlar bana isyan ettiler de mal ve evlât çokluğuyla azıp hüsrana düşmüş kimselerin peşine düştüler.” (Nuh, 71/21)  

“Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma. Zira bırakırsan onlar senin kullarını, senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” (Nuh, 71/26-27)

Hz. Nuh (as)’ın bunu söylemesi 950 senelik bir tecrübeye dayanır. Bu “Kâfir kafiri doğurur, fâsık fâsıkı doğurur” manasına gelmez. Ebu Cehil, Velid b. Muğire gibi daha yüzlerce sahabenin babaları kâfir olarak ölmüşlerdi. Ve onlar mümin olmuşlardı. “Veliden peli, peliden veli” atasözü bu konuda önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Hz. Nuh (as)’ın kendi oğlu Kenan’ın da mümin olmaması bu gerçeğin ayrı bir delilidir.

“Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, annesi, babası onu Yahudî, Hristiyan veya Mecusî yapar.” (bk. Buhâri, Cenâiz, 79; Müslîm, İman, 264) manasına gelen hadisin ifadesi bu konuda açıktır. Her çocuk masum olarak doğar; ailesi, çevresi kendisinin yanlış yola sürüklenmesine sebep olur.

Hz. Nuh (as)'ın ifadesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Yani bu kâfirler doğan çocuklarının imana gelmesine fırsat vermezler, onları kâfir, fasık yaparlar. Gelecekte olacak bir hususu olmuş gibi kabul edip, bir kimseyi gelecekteki vasfıyla anmak, bir mecaz ifadedir. Çocukların geleceğini karartan, onları küfre sürükleyen anne ve babalar, adeta onları kâfır olarak doğurmuş oluyorlar.”(bk. Zemahşerî, Beydavî, Ebu suud, ilgili ayetin tefsiri)..

Diğer taraftan, Nûh peygamber, artık bundan sonra inkarcılar arasından kendisine iman edenlerin çıkmayacağını vahiy yoluyla da öğrenmiştir. Nitekim, "Senin kavminden ancak, (daha önce) iman etmiş olanlar inanacak..." (bk.  Hûd, 11/36) mealindeki ayet bize bunu haber vermektedir. İşte bundan dolayı Hz. Nuh (as), yeryüzünde inkarcılardan hiç kimseyi bırakmamasını Allah Teâlâ'dan niyaz etmiştir. Âyetin devamındaki “Senin kullarını, senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” ifadesi, Nuh'un kişisel sebeplerden değil, gelecek nesillerin kurtuluşu için böyle bir bedduada bulunduğunu göstermektedir. (bk. Kur’an Yolu, Heyet, ilgili ayetlerin tefsiri)

İlave bilgi için tıklayınız:

Hz. Peygamberin (asm.), “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” hadisini açıklar mısınız? 

Müslüman olarak seçilmek ve fetret ehli hakkında bilgi verir misiniz? Mekke’de doğan bir çocukla, dünyanın her hangi bir yerinde doğan İslam’dan habersiz bir çocuk manevi mesuliyet yönünden bir tutulabilir mi? 

Kafirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 06-05-2010
2,694 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content