Neml 87. ayette geçen 'gökteki canlılar' dan maksat kimlerdir? 93. ayetinde, Allah'ın ayetlerinin gösterileceği ve tanınacağı ifadesiyle günümüz mü kastediliyor?

“Gün gelecek sûra üflenecek, Allah’ın dilediği dışında, göklerde ve yerde olan herkes müthiş bir korkuya kapılacak. Hepsi boynu bükük vaziyette O’nun huzuruna varacaklar.” (Neml, 27/87) mealindeki ayette yer alan “göklerdeki canlılar” dan maksat, meleklerdir. “yerdeki canlılar” dan maksat ise insanlar cinler ve şeytanlardır. (Taberî ilgili ayetin tefsiri)

Benzer bir ayette de Zümer suresinde geçmektedir: “Sûra üflenir; Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde kim varsa çarpılıp cansız yere düşer. Sonra ona bir daha üflenir: Bir de bakarsın bütün insanlar, kabirlerinden ayağa kalkmış, etrafa bakınıp duruyorlar”(Zümer, 39/68).

“De ki: “Hamd O Allah’a olsun ki size er-geç alâmetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız. Senin Rabbin, sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir”(Neml, 27)93) mealindeki ayetin açıklamasında iki farklı görüş söz konusudur:

Hasan-ı Basrî’ye göre, “size er-geç alâmetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız” mealindeki ifade ahirete yöneliktir. Yani Allah ahirette “dünyada iken size gösterdiği, anlattığı ayetlerini” yeniden gösterecek ve siz artık onları iyice tanıyacaksınız.

Mucahid’e göre, “size er-geç alâmetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız” mealindeki ayetin ifadesi dünyaya bakar. Yani, Allah asırlar boyunca hem göklerde hem de yerde bütün kâinat çapında; Kur’an’da bildirdiği hakikatlerin doğruluğunu gösteren, ona şahit olacak belgeler gösterecek ve siz de on doğruluk belgelerini anlayıp tanıyacaksınız(krş. Maverdî, ilgili ayetin tefsiri).

Bazı alimlere göre bundan maksat kıyamet alametleridir(bk. Ebu’s-Suud ilgili ayetin tefsiri).

Bütün bunlar birden kastedilmiş olabilir. Ancak, çağımızdaki insanları en çok ilgilendiren kuşkusuz yerin ve gölerin sayfalarında parlayan afakî deliller ile, insanın kendi aleminde gözüken enfüsî delillerdir. Şu ayette bu gerçeğe vurgu yapılmıştır:

“Evet, Biz ileride onlara delillerimizi gerek dış dünyada, gerek kendi öz varlıklarında göstereceğiz; öyle ki Kur’ân’ın, Allah tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğu onlar tarafından da iyice anlaşılacak. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?”(Fussilet, 41/53).

Her asırda ortaya çıkan bir çok belge bu ayetleri tasdik etmiştir. Özellikle bu asırda, fen ve sosyal bilimlerinin ortaya koyduğu kozmik, astronomik, jeolojik, zoolojik, sosyolojik, jinekolojik, psikolojik ve benzeri konulardaki yeni keşifler, Kur’an’da işaret edilen bir çok hakikatlerin gözle görülen birer şahidi olmuştur.

Bigbang olayı, bitkilerin çift olması, bulutların sevki, yağmurun harika şekli, ceninin rahimde geçirdiği merhaleler, dünyanın yuvarlaklığı, Kopernik prensibi, Arşimet kanunu ve benzeri bilgiler bunlardan bir kaçıdır.

 

İlave bilgiler için tıklayınız:

Kur'an-ı Kerim' de bilimsel keşiflerden bahsediliyor mu?

 

Kuran'daki bilgiler ve bilimsel ayetler daha önceden biliniyor muydu?

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 08-01-2010
3,074 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content