Buradasınız

Mülk suresinin 5. ayetine göre yıldızlar en yakın gökte sanılıyor. Oysaki ışığı dünyamıza ulaşmamış uzaklıkta yıldızlar da var. Bu bağlamda ayeti açıklar mısınız?

 

Mülk Suresi 1 - 5. Ayetler:

1- Mülk-ü saltanatın tasarrufunu elinde tutan (Allah) çok yüce, çok mübarektir. O'nun kudreti her şeye yeter.

2- Hanginizin daha güzel amelde bulunacağını deneyip ortaya çıkar­mak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, çok üstündür, çok güçlüdür ve çok bağışlayandır.

3- O ki, yedi göğü tıpatıp uyum halinde yaratmıştır. Sen, Rahman'ın yarattığında hiçbir düzensizlik, uygunsuzluk göremezsin! Gözünü bir çevir de bak, acaba bir çatlak, bir bozukluk görebilir misin?

4- Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak, gözün yorgun-bitkin hal­de alçalmış olarak sana döner.

5- And olsun ki biz, dünya semâsını (veya en yakın semâyı) kandil­lerle süsledik; onları şeytanlara atılacak şeyler yaptık ve onlara alev alev köpüren Cehennem azabını hazırladık.

«O ki, yedi göğü tıpatıp uyum halinde yaratmıştır. Sen, Rahmân'ın yarattığında hiçbir düzensizlik, uygunsuzluk göremezsin.»

Ayette uyum­lu, dengeli, düzenli yedi gökten söz ediliyor ve bu, ilmî açıdan Allah'ın var­lığına, kudretinin sınırsızlığına delil ve belge gösteriliyor. Şüphesiz kâinat bizim tasavvurumuzun çok üstünde bir büyüklüğe ve genişliğe sahiptir. 

Mülk suresinin be­şinci âyetinde: 

«Biz, dünya semasını (veya en yakın semayı) kandillerle süs­ledik» buyurularak, yedi tabakadan neyin kasdedildiğine bir işarette bulu­nuluyor. Dünya seması, onu her tarafından süsleyen yıldızların yer aldığı göktür. Ancak çıplak gözle görebildiğimiz veya teleskoplarla inceleyebildi­ğimiz yıldızlar mı, yoksa kâinatta mevcut bütün yıldızlar mı kasdediliyor? 

Âyeti bu iki değişik şekilde yorumlamak mümkün. Ancak hangi yorum kabul edilirse edilsin, dünya semasının veya en yakın semânın ötesinde altı sema daha vardır ki onların özellikleri henüz bilinmemekte ve teknik imkânlarla tesbit edilememektedir. 

İlmî araştırmalar ve gelişen teknik imkânlar henüz güneş sisteminin bile özelliklerini bütünüyle tesbit etmiş değildir. Bunun öte­sinde sayısı belirsiz sistemler, galeksiler söz konusudur ki beşer ilmi he­nüz o sınırlara erişememiştir. O bakımdan âyette «dünya seması» veya «en yakın sema» denilmesi, araştırıcılara ipucu vermeye yönelik bir anlatımdır.

Ayrıca burada dünya semasının yıldızlarla donatıldığı bildirilirken, di­ğer âyetlerle bu sûredeki âyetin bütünlüğü içinde onların üç ayrı faydası­na dikkat çekiliyor:

1- Göğe yükselmek  isteyen  cin ve şeytanlara   karşı  birer nükleer başlık gibi fırlatılıp geri çevrilmeleri sağlanır.

2- Geceleri yönleri belirlememize yardımcı olurlar.

3- Dünyamızı süsler ve kâinatta yer alan sistemlerin dengesinin birer parçası olarak düzeni sağlarlar.

Gökteki milyonlarca sistemlerde bir düzensizlik söz konusu olabilir mi?

Kur'ân, ikinci ve üçüncü âyetlerle daha çok ilim adamlarına, gökteki yıldız ve bağlı bulundukları sistemlerin hem kendilerinde, hem de diğer sistemle olan bağlantısında bir düzensizlik ve uyumsuzluk olup olmadığını dikkatle gözetleyip incelemelerini tavsiye etmekte ve sonra da sonucu yine kendisi açıklamaktadır: «Sen, Rahmân'ın yarattığında hiçbir düzensizlik, uygunsuzluk göremezsin; gözünü bir çevir de bak, acaba bir çatlak, bir bozukluk görebilir misin? Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak; gözün yorgun-bitkin halde alçalmış olarak sana döner.» (bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 12/6291-6292.)

Elmalılı Hamdi Yazır bu manadaki ayetleri tefsir ederken şöyle der;

"Biz dünya semasını, en yakın göğü bir zinet ile donattık. 'Dünya' 'ednâ'nın müennesidir ki, 'en yakın' demektir. Bu ifadenin zâhiri, bütün yıldızların en yakın gökte olmasıdır. Şu halde burada en yakın gök, yer kürenin etrafında yalnız ayın yörünge sahasından ibaret değil, yalnız güneş sistemi âlemi de değil, genel olarak yıldızların bulunduğu cisim olan saha, yani üç boyut sahasıdır." (Saffat suresi 6.ayetin tefsiri)

Atmosfer katmanlarıyla beraber birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar da birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar atmosferin katmanları arasında değilidir. Zira Astronomi biliminin verdiği bilgilere göre dünyaya en yakın yıldızın bile uzaklığı ışıkyılı ile hesaplandığı halde, Atmosferin en son tabakası olan Magnetosfer 64000 km'ye kadar çıkmaktadır. Atmosfer dünyayı çepeçevre kuşatmıştır. Yıldızlar ise bundan daha uzaktır.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 09-03-2012
2,358 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content