Mağara arkadaşlarıyla ilgili olarak ayette geçen, “İçlerinden biri, ne kadar kaldınız, dedi” (Kehf, 19) sözünü diyen onlardan başka birisi midir? Onlardan biriyse neden “ne kadar kaldık” demiyor da “ne kadar kaldınız” diyor?

”İçlerinden biri: ‘Ne kadar kaldınız?’ dedi” ifadesinin sahibi ashab-ı kehften/mağara arkadaşlarından biridir. Bu konuda alimlerin ittifakı vardır.

Ayette özellikle kullanılan ve “içlerinden biri” manasına gelen “minhum” sözcüğü gramer açısından soran kişinin sorulan kimselerle aynı macerayı paylaşan kişinin olmasını zorunlu kılmaktadır.

Tefsirlerde bu soruyu soran kişinin “Mukeslimina/Meksilmina” adındaki en büyükleri olduğu belirtilmektedir. Buna göre, “ne kadar kaldık?” yerine “ne kadar kaldınız?” ifadesinin tercih edilmesi, ağabey durumunda olan bir kişinin pozisyonuna ve misyonuna uygun bir üsluptur.

Örneğin, aynı otelde birlikte yatan birkaç arkadaştan birinin, özellikle ağabey durumunda olan yaşlı birinin “arkadaşlar, geceyi nasıl geçirdiniz? Rahat uyuyabildiniz mi?" şeklindeki ifadesi, onun otelde olmadığını, dışarıdan biri olduğunu göstermez.

Keza ev sahibinin misafirlerine aynı soruları sorması da onun -dışarıdan- eve yeni geldiğini değil, sorumluluk makamında olan ve bu sorumluluğunu idrak eden bir kişiliğe sahip olduğunu gösterir.

Bazı tefsirlerde ayetin “ne kadar kaldınız?” mealindeki ifadesi doğrudan “ne kadar kaldık?” şeklinde açıklanması da(ör. bk. Vahidi, el-Veciz) bu ifadenin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde anlaşılabilen bir üslup olduğunun göstergesidir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 02-12-2011
1,940 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content