Kur'an'da geçen 'Allah intikam alıcıdır', 'Allah öfkeleniyor, kızıyor' gibi ifadeler, Allah'ın insanlaştırılması şeklinde bir algı oluşturmuyor mu?

Allah insanlarda kendi sıfatlarına benzer vasıflar yaratmıştır ki, Onun o sonsuz tecellilere sahip olan sıfatlarını anlamaya küçük bir ölçü görevini görsün, o sonsuz hakikate bakmaya bir dürbün vazifesini üstlensin. Örneğin, küçücük gücümüz penceresinde Allah’ın sonsuz kudretine; azıcık ilmimiz penceresinde Onun sonsuz ilmine bakma imkânını bize bahşeden bu konumumuzdur. Eğer bizim yufka yüreğimizden çıkan o zerrecik merhametimiz olmasaydı, Allah’ın dünya ve ahireti kuşatan o sonsuz merhametini nasıl anlayacaktık?

İnsanda bulunan duygu ve özellikler, ya aynıyla ya da zıddıyla bize Allah’ı tanıttırmaktadır. Mesela insana görme ve işitme özelliği verilmiştir; bundan anlaşılır ki Allah her şeyi gören ve işitendir. Ancak onun işitmesi bizim işitmemiz gibi değildir. Bizde bulunan bu özelliklerle biliriz ki Allah görür ve işitir. Ancak biz bu görme ve işitmenin mahiyetini anlayamayız, sadece varlığını anlarız.

İnsan kendisine yapılan bir kötülüğe karşı kızar. Allahuteala da kendisine isyan eden insanlara elbette gadab eder. Ancak onun gadab etmesinin mahiyetini bilmemiz mümkün değildir.

Allah zatında olduğu gibi, sıfatlarında da gerçek anlamda hiçbir şeye benzemez. Nitekim, Kur’an’da bu gerçeğe işaret etmek üzere Allah şöyle buyurmuştur:

“Allah’a benzer hiçbir şey yoktur, O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.”(Şura, 42/11.

 

Bundan anlaşılıyor ki, Allah’ın görmesi, işitmesi vardır, fakat bizimkine benzemez.

İşte bunun gibi, Allah’ın kızması da var, fakat bizimkine benzemez. Bizde öfkeyi gerçekleştiren bir anlamda sinirsel bir gerilimdir. Fakat Allah’ın kızmasının nasıl olduğunu bilemeyiz. Ancak biz iman ettiğimiz Kur’an’da yer alan Allah’ın gazabına ve intikamına da iman etmek zorundayız. Bir de onun bu sıfatlarının bizimkine benzemediğine; onun Zat-ı Akdesine layık, uluhiyet makamına yakışır birer sıfat olduklarına iman ederiz.

Allah’ın intikamı bizim intikamımız gibi değildir. Bizim intikamımız zulme uğramış kimsenin çektiği sıkıntılar ve işkenceler ve benzeri haksızlıkların tezahürü olarak ortaya çıkan bir ezikliğin, bir acizliğin bir yansımasıdır. Allah’ın intikamında ise, onun kullarına zulmedenlere, kâinat çapında hak ve hakikate şahitlik eden binlerce varlıkların şahitliklerini yalanlamak suretiyle onların hukukuna tecavüz eden, onların Allah’a şerefli birer memuru olma makamından başı bozuk, tesadüf oyuncağı birer değersiz oyuncak derekesine düşüren inkârcılara karşı gösterdiği bir ihkak-ı haktır ve ayn-ı adalettir.

Bu minval üzere açılan pencereden hakikatin yüzüne bakmamız mümkündür.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 01-01-2010
3,633 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content