Kur'an'da açık bir şekilde Allah'ın ismi ile anılandan yiyin, ayeti varken, İmam Şafii neden kurban keserken besmeleyi söylemeyi sünnet kabul etmiş de diğer mezhep alimleri farz demiştir?

Kesilen bütün hayvanların helâl olması için, keserken besmele çekilmesi gerekir. Şâfiîler dışındaki diğer mezhebler bu hükümde ittifak etmişlerdir. Kesilen hayvan, kurbanlık olsun olmasın, keserken besmele çekmek şarttır. Kasıtlı olarak besmele çekmeksizin kesilen hayvanın eti yenilmez. Ama unutarak besmeleyi terk eden kişinin kestiği hayvanın eti yenilebilir.

Şâfiîlere göre ise, kesilen hayvanların etlerinin helâl olması için kesim esnasında besmele çekilmesi şart değildir. Keserken kasıtlı olarak besmele çekmeyen kişinin kestiği hayvanın eti yenilebilir. Ama besmeleyi kasten terk etmek mekruhtur. Etinin yenmesi haram olanlar, ALLAH´tan başkasının adına, söz gelimi putlar için kesilen hayvanlardır.

İlgili ayetin "Kesilirken üzerine Allah'ın adı anılmayan hayvanları yemeyin” ifadesine, “Allah adına kesilmeyen hayvanın etini yemeyin!” şeklinde de mana verilmektedir.

Nitekim meallerin önemli bir kısmında bu ifadelere yer verilmiştir:

“Allah adına kesilmeyen hayvanın etini yemeyin! Bu, Allah yolundan çıkmaktır, isyandır. Şeytanlar kendi adamlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinlerde bulunurlar. Şayet onlara uyarsanız, siz de düpedüz müşrik olur çıkarsınız.”(Enam, 6/121).

Bu manaya göre, Allah adına kesildiği takdirde -besmele çekilmese de -yenmesi caizdir. Çünkü “Allah adına kesmek”ten maksat Allah’ın dışında herhangi bir şey/bir put namına kesilmemesi demektir.

Hayvanı keserken besmeleyi kasten terk etmeyi haram değil de mekruh olarak gören Şafii alimlerinin bu konudaki delilleri şunlardır:

a. “Kesilirken üzerine Allah’ın adı anılmış olan hayvanların etini yeyin.”(Enam, 6/118) mealindeki ayette “yeyin” emri farz veya vacip değil, mubah kılan bir emirdir. O halde aynı konuyla ilgili olan “yemeyin” emri de haram değil mekruh olmayı gerektirir.

b. “Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkasının adına kesilen, -henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz müstesna- boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanmış, boynuzlanmış yahut canavar tarafından parçalanmış olup da ölen hayvanların etleri, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanların etleri ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler...”(Maide,5/3) mealindeki ayette yer alan “Allah’tan başkasının adına kesilen” ifadesi, “Allah’ın adının anılması”nı açıklar mahiyettedir. Yani  açıkça “Allah’tan başkası adına “ kesilmediği sürece, besmele çekilsin veya çekilmesin, o kesim Allah adına olmuş olur ve helal olur. Yalnız bilerek besmeleyi çekmemek mekruhtur. Yine bu ayette yer alan “henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz müstesna” ifadesinde besmelenin çekilmesine dair bir şartın olmaması, besmele çekilmeden kesilen hayvanların etinin de yenebileceğini göstermektedir.

c. İslam’da ehlikitabın kestikleri hayvanların etlerini yemek caizdir. Onların ekseriyetle Allah’ın adını anmadan kestikleri söz konusudur; demek ki, besmelenin çekilmesi farz değil, sünnettir.

d. Hz. Aişe (r.anha) anlatıyor: Bazı kimseler “Ya Resulellah! Bazı adamalar bize et getiriyorlar. (daha yeni Müslüman oldukları için) Besmele çekip çekmediklerini bilemiyoruz?” dediler. “Siz Allah’ın adını anın ve yeyin.” buyurdu.(Buharî, Zebaih, 21; Ebu Davud, Edahî, 19).

e. Salat es-Sudusî anlatıyor: Resulullah(asm) şöyle buyurdu: “Allah’ın adını ansın, anmasın Müslümanın kestiği helaldir.”(Nasbu’r-râye, 4/183).

Bu hadis rivayetleri de kesimde besmele çekmenin farz değil sünnet olduğunu göstermektedir.(Geniş bilgi için bk. Nevevî; el-Mecmu; 8/408-412; V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 3/659-60)

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 26-02-2010
3,962 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content