Buradasınız

Kur'an mucizelerini göstererek insanları imana ve İslama davet etmek günah mıdır? Mesela 1.400 yıl önceden dünyanın yuvarlak olduğunu, evrenin genişlediğini ve o günde belirlenemeyen, şu an bulunan böyle ilmi deliller Kur'an'da 1400 yıl önceden vardı.

 

Hayır, günah olmadığı gibi hem ibadettir hem de Sünnetullahtır. Yani Allah'ın uyguladığı bir yoldur. Nitekim her peygamber mucize göstermiş ve Kur'an'ın Allah kelamı olduğunda şüphesi olanlara meydan okunarak, onun bir benzerinin getirilmesi istenmiştir.

"Eğer kulumuza indirdiğimiz kitap hakkında bir kuşkunuz varsa, siz de onun benzeri bir sûre getirin. Allah'tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın, eğer iddianızda doğru iseniz."

"Bunu yapamazsanız -ki yapamayacaksınız- kâfirler için hazırlanmış, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten sakının."(Bakara, 2/23 ve 24)

Kur'ân, inmeye başladığı günden itibaren, bu ve benzeri âyetlerle inkârcılara meydan okumuş ve bu kitabın Allah kelâmı olduğundan kuşku duyanları, onun benzerini getirmeye çağırmıştır. Edebiyatın revaçta bulunduğu bir devirde, aralarında pek çok belâgat ehli kimsenin de bulunduğu müşrikler, eğer bu meydan okumaya cevap verebilselerdi, Müslümanlara karşı giriştikleri mücadeleyi söz ile kazanmış olacaklar ve onlarla savaşmak zorunda kalmayacaklardı. Aradan geçen on dört asırdan sonra bugün, Kur'ân, bir yandan milyarlarca insanın dillerinde ve gönüllerinde yaşarken, bir yandan da bütün inkârcılara karşı aynı şekilde meydan okumaya devam ediyor.

"Yoksa 'Onu kendisi uydurdu.' mu diyorlar? De ki: O zaman, Allah'tan başka kimi yardıma çağırabiliyorsanız çağırın ve uydurma şeylerle dolu da olsa, ona benzer on tane sûre getirin, iddianızda doğru iseniz. Size cevap veremezlerse, bilin ki o Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve Ondan başka tanrı yoktur. Artık hakka teslim oluyor musunuz?" (Hud, 11/13 ve 14)

Kur'an'ın indiği ortam, yüzyıllardır edebiyatla yoğurulmuş bir haldeydi; bu bakımdan, insanlar sözün değerini çok iyi anlayabiliyorlardı. Kur'ân indiğinde, inanmayanlar bile onun karşısındaki hayranlıklarını gizleyemediler. İnsanların ona yönelmesini önlemek için ise "Bu bir büyüdür, kâhin sözüdür, şair sözüdür." gibi yakıştırmalar ortaya attılar. Kur'ân ise onlara karşı açık bir şekilde meydan okuyordu: "Sözünüzde doğru iseniz, hepiniz toplanın da Kur'ân'ın benzerini getirin." Bu çağrıya muhatap olanlar sıradan insanlar değil, sözün ustalarıydı. Cevap vermemekle ve "Ebu Talib'in yetimi." diye küçümsedikleri Peygamberimizin (asm) elinde ortaya çıkan kitabın bir benzerini getirememekle küçük duruma düşmüşlerdi. Kur'ân, onların âcizliklerine karşılık, her seferinde çıtayı biraz daha düşürerek onlara tekrar tekrar çağrılarda bulundu:

"Hepsini değilse, on sûresinin benzerini getirin. Bu on sûre, Kur'ân'ın içerdiği hakikatlere benzer şeylerden söz etmesin de tümüyle uydurmalardan ibaret olsun, yeter ki siz getirin. On sûre getiremiyorsanız, bari bir sûrenin benzerini getirin..." 

Kur'ân, inişinden asırlar sonra, onu inkâr edenlere hâlâ bu çağrısıyla meydan okumaya devam ediyor.

İşte Kur'an'ın Allah kelamı olduğunu gösteren mucizeleri anlatmak, bu ayetlerin açıklamalarını yapmak demektir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 12-04-2013
1,341 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content