Kur’an indiğinde dünyada kaç millet vardı ve Kur’an neden sadece birkaç milletten bahsediyor?

İslam’ın doğduğu devirde kaç milletin var olduğunu bilemiyoruz. Herhalde bu gün var olan milletler İslam’dan önce de vardı. Çünkü, dillerin oluşumunu Babil kalesinin harap olmasından sonraya bağlayan teori hala önemini korumaktadır.

Ancak, Kur’an’ın önem verdiği husus, milletler, diller değil, o günkü ilk muhatap olan Arap yarımadasında bulunan Araplardır. Aynı zamanda o coğrafyada yaşayan Yahudiler ve Hristiyanlardır. Çünkü, Kur’an bir tarih kitabı değildir. Kur’an’ın tarihî olaylardan, kavimlerden bahsetmesi, onların tarihî bir olay olduğu için değil, peygamberler ile kavimleri arasında geçen hadislere işaret etmek içindir. Bununla, bir yandan -Allah’ın önceki peygamberleri nasıl koruduğuna işaret ederek- Hz. Muhammed (asv)’e teselli ve ümit vermek, diğer yandan isyan eden kavimlerin başına gelen felaketleri nazar-ı dikkate sunarak ilk muhatap Araplara uyarıda bulunmaktır.

Kur’an’ın doğrudan hitaplarında herhangi bir millet değil, din ve insanlık kavramları ön planda tutulmuştur. Mesela; “Ey iman edenler!” ifadesiyle müminler, “Ey insanlar!” hitabıyla da tüm insanlar muhatap kabul edilmiştir.

Bir de dünya çapında en bilinen ve o asırda canlı olarak hayatlarını sürdüren Yahudilik ve Hristiyanlık din mensuplarına “Ey Ehl-i kitap”, “Ey İsrailoğulları!” gibi ifadelerle özel hitaplarda bulunulmuştur.

Bu açıdan baktığımızda, dinin yayılmasında milletlerin söz konusu olup olmadığı hususunun çok fazla bir etkiye sahip olmadığını düşünüyoruz. Eğer Kur’an’da “Ey Türkler, Ey Kürtler!, Ey Çinliler! Ey Çerkezler!" gibi bazı özel milletlere hitap edilip de diğerlerine hitap edilmeseydi, işte o zaman bu ayırımın olumsuz etkisi söz konusu olabilirdi.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 26-08-2010
2,902 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content