Kur'an-ı Kerim'de öncelikli olarak insanlara hitap edilmesinin nedeni nedir? Cinlerden Peygamber gelmiş midir? Kur'an-ı Kerim'de genellikle insanlara hitap edilmesinin hikmeti nedir?

Soru: Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresinden itibaren ilk başta insanlara yönelik emir ve yasaklar yani daha çok insanoğlu diye bahsedilmektedir. İlerleyen bölümlerde cinlerede hitab edilmektedir. Merak ettiğim sorular;

1) Her zaman bütün peygamberler hem insanlara hem de cinlere mi gelmiştir.

2) Cinlerden peygamber olmuş mudur?

3) Kuran genellikle insanoğlu diye hitapta bulunmaktadır. Bunun bir nedeni var mıdır?

Cevabımız:

1) Kur’an’ın ifadelerinden anlaşıldığına göre, insanlık camiasında vahiy hitapları insanlardan olan peygamberler vasıtısıyla gelmiştir. Cinlerden olan bazı tamsilciler de o vahiylerle gelen mesajları kendi kabileleri olan cin toplumuna ulaştırmışlardır.

“De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur’ân’ı dinledikten sonra şöyle dediler: “Biz gerçekten doğru yolu gösteren harikulade bir Kur’ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler.”(Cin, 72/1-7) mealindeki ayetlerde bu hakikatin altı çizilmiştir.

2) Alimlerin büyük çoğunluğuna göre, Hz. Adem’den sonra peygamberlik yalnız insanlardan olan elçilere verilmiştir. Cinlerden peygamber olmamıştır. Ancak Hz. Adem'den önce cinlerden Peygamber geldiği görüşü benimsenmiştir.

Bu konuda açık bir nas / ayet veya hadis olmamakla birlikte, İslâm’ın genel prensiplerine göre, Hz. Âdem (as)’den önce cinlere peygamber gönderilmesi, cinlerin de insanlarla birlikte imtihana tâbi tutulmuş olmasının bir gereği olarak görülmektedir.

Örneğin, “Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”(Zariyat, 51/56) mealindeki ayette, cinlerin de insanlar gibi imtihana tabi tutulduğunu göstermektedir.

“'Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım.' hükmü kesinleşmiştir.”(Secde,32/13) ayeti, cinlerin de cezaya çarpılacağını göstermektedir.

Yine, “Ey cin ve insanlar topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?”(Enam, 6/130) mealindeki ayette cinlerin de gelen elçilerden sorulacağını göstermektedir.

Hz. Adem (as)’den sonra, cin elçileri insan olan elçilerin elçileridir. Alimlerin büyük çoğunluğunu görüşü budur. Buna göre, Hz. Adem (as)’den önce doğrudan cinlerden elçilerin olması gerekmektedir. Çünkü, "Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz."(İsra, 17/15) mealindeki ayette açıkça ifade edildiği gibi, elçiler olmadan sorumluluk olmaz.

3) Kur’an’da “insanoğlu!” ifadesinin pek çok hikmeti olabilir. Bunlardan bazıları şunlar olabilir:

Birincisi: İnsanların cennete namzet olduklarını, onların evladı bulundukları babaları Hz. Adem’in aslî vatanı cennet olduğunu hatırlatmak ve onları oraya teşvik etmek...

İkincisi: İnsanların babası Hz. Adem’in şeytana aldanarak Allah’ın emir ve yasaklarından birini çiğnediği için cennet hayatını kaybettiğini hatırlatıp insanların şeytanın tuzağına düşmemek için dikkatli olmaları hususunda uyarmak...

Üçüncüsü: Hz. Adem gibi Allah’ın o tertemiz kulu bile şeytana aldanmışsa, insanların haydi haydi aldanacağını, ancak babaları gibi kendilerine de tevbe kapısının her zaman açık olduğunu hatırlatıp tevbe istiğfar etmeye sevk etmek...

Dördüncüsü: İnsanların ilk babalarının Hz. Adem olduğuna vurgu yaparak “Maymundan geldiğini”söyleyenlerin bu hezeyanlarının kale alınmaması gerektiğine işaret etmek...

Beşincisi: Bütün insanların aynı anne-babadan geldiğini hatırlatıp ırkçılık yapanların, ırk üstünlüğü cehaletine saplananların yanlışlarına dikkat çekmek... vs.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 22-12-2011
2,412 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content