Kur'an Arapça olarak indiği halde, neden İncil'i Arapça karşılığı olan müjde ile değil de, kökeni Yunancadan gelen İncil ismi ile sayıyor?

Kur’an’da Arapça dışında başka lisanlardan kelimelerin olup olmadığı hususu eskiden beri alimler arasında tartışma konusu olmuştur. Tabii ki bu kelimeler bir elin parmaklarını geçmez.

Kur’an’da Arapça dışında bazı yabancı kelimelerin bulunduğunu söyleyenler dahil, hiç kimse Kur’an’ın Arapça indirildiğine dair gerçeğe karşı çıkmamış ve çıkamaz da... Çünkü, böyle bir düşünce Kur’an’ı tekzip etmek anlamına gelir ki küfürdür.

Taberî gibi Kur’an’da Arapçadan başka kelimelerin bulunmadığını söyleyenlere göre, mevcut bazı yabancı kelimler olsa bile, bunlar Arapça dilinde de var olanlardır. Çünkü, tarih içerisinde milletlerin birbirinden etkilenmiş olmaları, kültür alış-verişinde bulunmaları, kelime alıp vermeleri kaçınılmazdır. Bu sebeple, Kur’an’da var olan ve yabancı kelime olduğu iddia edilen o kelimelerin, o dillerden Arapça’ya geçmesi muhtemel olduğu gibi, Arapça’dan da onlara geçmesi de muhtemeldir. Şekli ne olursa olsun bu kelimeler diller arasında müşterek kullanılan lafızlardır.

Demek ki, yabancı kelimelerin Kur’an’da bulunması onun Arapça olmadığı anlamına gelmez. Şimdi biz Türkçe’de onlarca yabancı kelime kullanıyoruz. Bununla beraber hiç kimse kalkıp da bizim konuştuğumuz dil veya yazdığımız kitap Türkçe değildir demiyor ve diyemez. Bir İncil kelimesi var diye Kur’an’ın Arapça olduğu gerçeğine karşı çıkmak akıl, izan ve insafla açıklanacak türden bir şey değildir.

Kaldı ki, "İncil" kelimesinin aslı Latince’de "Esancıliyum" olup güzel haber, müjdeli haber anlamında olduğunu söyleyenler bulunduğu gibi, bu kelimenin Yunancada "Avaneyliyun" şeklinde olup edebî lafız mânâsına geldiğini ifade edenler de olmuştur. Asrımızın bilgileri çerçevesinde hazırlanan bazı lügat kitaplarında da İncil'in Yunanca’da müjde anlamında olduğu yazılıdır.

Bazı alimler,  İncil (Avangel)'in müjde anlamındaki bu ismi almasının, onun Hz. Peygamber (a.s.v)'in geleceğini müjdeleyen bir kitap olması ile yakın ilişkisi olduğunu söylemişlerdir.(bk. Niyazi Beki, Kur’an’da İsimlerin Esrarı)

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 13-08-2010
4,936 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content
ridertiger

Wikipedia ya gore, "The New Testament is composed of the Gospels ("good news"), the Acts of the Apostles, the Epistles (letters), and the Book of Revelation." Yani gospels kitaplari=mujdeler oluyor.

Esad Muhammed

Allah razı olsun...