İsra Suresi, 70. ayetindeki; " İnsanı yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık." ifadesini nasıl anlamamız gerekir?


"Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık."(İsra,17/70)

Bu âyetler, şunu hatırlatmak istiyor: "Canlı ve cansız bütün kâinatı, güneşten, aydan, yıldızlardan, atmosfer küresinden, topraktan, sudan madenlerden, kuşlardan, balıklardan, koyunlardan, ineklerden, meyvelere, zerrelere kadar bütün kâinatı insana hizmet ettiren, ne insanın kendisi, ne başka insanlar, ne cinler, ne başka varlıklar ve ne de kör tesadüflerdir. Belli ki rahmeti nihayetsiz Yaratıcının rahmeti ve iradesi bunu dilemiştir. Şu halde insanı bu derece yücelten O iken, nasıl olur da insan O'na değil de, başka âcizlere kulluk eder, nihayetsiz aptallık edip kendi değerini düşürür."

Âyetin birinci bölümünde "kerramnâ" yani "tekrîm, şerefli kılma" gündeme getirildiği halde, son bölümünde "faddalnâ" yani "üstün kılma" anlamına gelen "tafdil" kelimesi kullanılmıştır. "Şerefli kılma" ile "üstün kılma" arasında elbette bir fark olması gerekiyor. Râzî bu farkı şöyle açıklamaktadır: Yüce Allah insana akıl, konuşma kabiliye­ti, yazı yazma, güzel bir şekil ve ayakta yürüme özelliklerini vermekle onu şerefli kılmıştır; diğer taraftan akıl ve anlayışı ile, doğru inanç ve ahlâkî güzellikleri elde etmesini teklif etmiştir. Bu da onun üstünlüğünü ifade etmektedir. (Râzî, Tefsir, XIV, 543.)

Genel manada bakınca şerefli olmak daha çok yaratılıştan, üstün olmak da sonradan kazanılanlarla elde edilmektedir. Bunu kesin bir çizgi ile ayırmak mümkün değildir ama ana hatları ile böyle söylememiz mümkündür.

Mesela insanlar, cin­den ve diğer canlılardan üstündürler. Onların faziletli olanları da meleklerden, melekler ise sıradan insanlardan daha üstündürler.


İlave bilgi için tıklayınız:

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 31-07-2009
4,090 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content