İbrahim Suresi 45. ayette bahsedilen yurt, kimlerin yurdudur? Araplar, helak olmuş olan hangi milletin yurdundalar?

Bu yurt, Nuh, Ad ve Semud kavmi (Taberî, Razî, Suyutî-ed-durru’l-mensur-, ilgili ayetin tefsiri), Hicr, Meyden (İbn Cevzî, Zadul-Mesir) kavminin yaşadığı yurtlardır. Mekke müşrikleri, ticaret için Şam tarafına yaptıkları yolculuk esnasında Ad ve Semud kavminin yaşadıkları harabelerden geçiyor, onları görüyorlar ve oralarda konaklıyorlardı.(İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

Arap müşriklerine bir ibret levhası olarak takdim edilen kavimler hakkındaki bilgilere hem göze, hem de akla hitap eden belgelerine işaret edilmiştir.

Ayetin meali şöyledir:

 “Sizden önce, kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz. Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık.”(İbrahim, 14/45) 

“Kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz.” mealindeki ifadeyle onların gözle gördükleri harabe halindeki yurtlarına işaret edildiği gibi, “Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık” mealindeki ifadeyle de akla hitap eden tarihî bilgilerine işaret edilmiştir.

Bir önceki ayette de şöyle buyurulur:

“Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin, ‘Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver de senin davetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım’ diyecekleri ve onlara ‘Sizin için bir yok oluş bulunmadığına daha önce yemin etmemiş miydiniz?’ diye sorulacağı güne karşı insanları uyar.” (İbrahim, 14/44)

Bu dünyada Allah'ın birliğine inanmayan, O'na ortak koşan, âhiret hayatını ve Allah'ın oradaki nihaî yargılamasını inkâr eden, dolayısıyla kendilerine kötülük eden kimseler, âhiret azabını gördüklerinde, dünyada yaptıklarına pişman olacaklar ve kaçırmış oldukları imkânı telâfi etmek için Allah'tan mühlet isteyeceklerdir. "Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver." mealindeki cümle zalimlerin, iman edip güzel işler yapmak, böylece âhiret azabından kurtulmak için dünyaya geri gönderilmek istediklerini ifade eder. (krş. En'âm, 6/23; Mü'minûn 23/99-100)

"Sizin için bir yok oluş bulunmadığına daha önce yemin etmemiş miydiniz?" mealindeki soru, kınama ve yerme mahiyetinde olup, zalimlerin bu isteklerinin yerine getirilmeyeceğini gösterir. İnkarcı zalimler bu yeminleriyle öldükten sonra dirilme olmayacağını ve herhangi bir cezaya çarptırılmayacaklarını iddia ediyorlardı. (krş. Nahl, 16/38) Oysa onlardan önce de peygamberlere ve onların getirdiği dinî ve ahlâkî değerlere karşı çıkarak kendi felâketlerini hazırlayan Nûh, Ad, Semûd gibi kavimler olmuştu; zalimler onların başına gelen felâketlerden haberdardı; çünkü onların yurtlarına yerleşip aynı çevrede yaşamışlardı.

Ayrıca onlara ibret almaları için peygamberler vasıtasıyla benzeri başka misaller de getirilmiş, insanı yoktan yaratan Allah'ın, onu öldükten sonra diriltebileceğine ve dünyada cezalandırdığı gibi âhirette de cezalandırabileceğine işaret edilmişti. Fakat onlar bunu görmezlikten ve işitmezlikten gelmişlerdi. 44. âyette Allah Teâlâ, insanların bu kötü duruma düşmemeleri ve dünyada iken âhiret hayatına hazırlık yapmaları için onları uyarmasını Hz. Peygamber (asv)'a emretmiştir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 02-10-2009
2,798 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content