Her şey Levh-i Mahfuz da yazılı ise, Duhan suresi 4. ayetindeki "... Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur." ifadesini nasıl anlamalıyız?

"O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur."(Duhan. 44/2-4)

“Tefrik edilir” demek,  Allah’ın yıllık takdiri, programı açıklanır, karar altına alınır, meleklerin eline verilir demektir.

Ayette yer alan “Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.” mealindeki ifadesi, Allah’ın ezelî ilminin bir nevi yazılım dosyası, büyük bir defteri olan Levh-i mahfuz’daki genel programda yer alan hikmetli iş ve olayların bu yıla ait olan kısmını -bu gecede- yıllık bir program dahilinde, büyük dosyalar halinde düzenlenmesi ve görevli meleklere tevdi edilmesi anlamına gelir.

Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi –diğer olaylar gibi Levh-i mahfuzda yazılı olmakla beraber- bir yıllık programı istinsah edilir, kopyalanır, ayrı ayrı meleklerin eline verilir. O yıldaki bütün rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu dosyada yer alır. O yılki hacıların sayısı bile bu dosyalarda yer alır. Herkesin ve her şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.

Örneğin, rızıkla alakalı dosya Mikail Aleyhisselâma verilir. Savaşlarla ilgili dosya Cebrail Aleyhissalama verilir. Amellerle ilgili dosya dünya semasında görevli mele olan İsrafil Aleyhisselâma verilir. Ölüm ve musibetlerle ilgili dosya ise Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.

Defter / dosya gibi ifadeler, insanlar tarafından anlaşılsın diye kullanılan sözcüklerdir. Yoksa, bunların asıl mahiyeti bizce meçhuldür. Eğer İbn Abbas bu asırda olsaydı, nurlu birer varlık olan meleklerin dosyaları için “defter” yerine, belki de  “elektronik dosya” veya  “harddisk” veya “flaş” gibi sözcükleri kullanacaktı.

Açıklamalardan anlaşıldığı üzere, yıllık dosyalar, Levh-i Mahfuzdaki genel bilgilerine ek bilgiler değil, oradan ilgili bölümleri istinsah edilen veya kopyalanan yıllık bilgilerdir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 08-09-2010
5,294 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content
rECEP tokalı

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

Fihâ yufreku kullu emrin hakîm(hakîmin).

1. fihâ : onda
2. yufreku : ayırt edilir, belirtilir, belirlenir
مُنذِرِينَ

İnnâ enzelnâhu fî leyletin mubâreketin innâ kunnâ munzirîn(munzirîne).
وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ

Vel kitâbil mubîn(mubîni).

1. ve el kitâbi : ve kitaba andolsun
2. el mubîni : açıklanmış olan, apaçık
1. innâ : muhakkak ki biz, şüphesiz biz
2. enzelnâ-hu : onu biz indirdik
3. fî leyletin : gecede
4. mubâreketin : mübarek
5. innâ : muhakkak ki biz, şüphesiz biz
6. kunnâ : biz olduk
7. munzirîne : uyaranlar
3. kullu : hepsi, bütün
4. emrin : iş, emir
5. hakîmin : hükmedilmiş olan, hikmetli
(Duhan. 44/2-4)