Bizim babamız Hz. Adem (as) olduğu halde, Hac Suresi 78. ayette neden, babanız İbrahim, deniliyor, hikmet nedir?

İlgili ayetin meali:

“Allah yolunda gereği gibi cihad edin. Sizi insanlar içinde bu emanete ehil bulup seçen O’dur. Din konusunda, size hiçbir zorluk da yüklemedi. Haydin öyleyse babanız İbrâhim’in milletine ve yoluna! Bundan önce de, bu Kur’ân’da da, size Müslüman adını veren O’dur. Ta ki Resul size şahid olsun, siz de diğer insanlar nezdinde Hakkın şahitleri olasınız. Haydin namazı hakkıyla ifa edin, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin biricik mevlanız, efendinizdir. O, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır.”(Hac, 22/78).

Ayette yer alan “babanız İbrahim” ifadesi birkaç noktadan mülahaza edilebilir:

a. İslam Peygamberi (a.s.m) Hz. İbrahim (asv)’in torunlarındandır. Prensip olarak peygamber ümmetinin manevî babası mesabesindedir. Buna göre, Hz. Muhammed (a.s.m)’in babası olan İbrahim (as), bu ümmetin de babası sayılır. Şu ayette bu gerçeğe işaret edilmiştir:

“Peygamberin müminler üzerinde haiz olduğu hak, onların bizzat kendileri hakkında haiz oldukları haktan daha fazladır. (O, bir baba konumunda olduğundan) onun eşleri de müminlerin anneleridir.” (Ahzab, 33/6)

b. Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar Hz. İbrahim (asv)’in soyundandır. Tarih boyunca hep onunla iftihar ediyorlardı. Kur’an’da da “şirkin ve putçuluğun baş düşmanı olan Hz. İbrahim (as)" gibi bir babanın çocukları olarak onların da şirkten vazgeçmeleri gerektiğine işaret edilmiş ve müspet bir yöne, tevhit yönüne kanalize olmaları için bu onurlandırıcı ifadeyle hissiyatları okşanmıştır. (bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri)

c. “Babanız İbrahim” ifadesini sadece Hz. Peygamber (a.s.m)’e ait olduğunu düşünenler de vardır. “Baban” yerine “babanız” sözcüğünün kullanılması, Hz. Peygamber (a.s.m)’e verilen değere işarettir. (bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 05-03-2010
3,839 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content