“Biz Kur’an’ı sana her şeyin apaçık bir beyanı olarak indirdik” (Nahl, 89) ayetinden ne anlamamız gerekiyor. Her şeyin ayrıntılarıyla anlatılması mı, yoksa Kur´an da her şeyin olduğu mu?

Bu gibi ayetlerin geniş kapsamına bakarak “her şey” sözcüğünün bir çok hususa birden delalet ettiğini söylemek mümkündür.  Örneğin;

a. Kur’an’da, vahyin  temel mesajları olan dinin emir ve yasaklarıyla ilgili her şeyin açıklaması vardır(Taberî, ilgili ayetin tefsiri). Ancak bu açıklamaların bir kısmı açıkça, diğer bir kısmı da işaret yoluyla ifade edilmiştir(Semarkandî, ilgili ayetin tefsiri).

b. Hz. Ali’ye göre, Kur’an’da her şeyin ilmi, bilgisi vardır, fakat insanların aklı, havsalası hepsini ihata etmemektedir(Semerkandî, a.g.y)

c. Bazı alimlere göre, ayetteki “herşey”den maksat dini ilimlerdir. Çünkü Kur’an dini ilimleri ders vermek içinindirilmiştir. Dinî olmayan ilimler bu kategoriye girmez(bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri)

d. İbn Mesud’a göre, bu ayetin verdiği ders şudur: Kur’an’da faydalı olan bütün  ilimler vardır. İnsanların din ve dünyalarıyla ilgili ihtiyaç duydukları her ilim, her bilgi Kur’an’da  söz konusudur(İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri).

e. Kur’an’da insanların din ve dünyalarına ait her şeyin açıklaması vardır. Dinin temel esasları olan iman esasları, özellikle Allah’ın varlığı ve birliği, Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğu hususunun ispatı için gereken her türlü ilim ve bilgi vardır. Bu deliller her türlü dinî, fennî, aklî, kevnî varlıklardan ve olaylarından yararlanarak ortaya konan burhanlar olabilir(İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

f. Çağımızda ilmî tefsir anlayışını benimseyenler arasında bulunan pek çok alimin görüşüne göre, "Kitapta hiç bir şeyi ihmal etmedik."(-En'am, 6/38) "Yaş, kuru her şey kitab-ı mübin (Kur'an) de vardır."(Enam, 16/59), "Biz sana her şeyi apaçık beyan eden kitabı indirdik."(Nahl, 16/89) gibi âyetler Kur'an'da bütün ilimlerin var olduğunu gösteriyor(ez-Zehebî, II/477; Ebû Hicr, 103).

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 20-07-2012
1,786 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content