Buradasınız

Bedeviler ganimet almadan savaşmayınca, Peygamber savaşlarda asker kaybetmeyi göze almayıp ayeti yürürlükten kaldırıp farklı ayet yazdırdı? Kuran 23 yıl boyunca gelişen olaylara göre yazılmış ve daha sonra değiştirilmiş bir kitap?

- Dinsiz bir kimsenin bu şekilde düşünmesi, onun için zorunlu bir sonuçtur. Çünkü, Kur’an, Allah’ın sözü olarak kabul edilmezse, o takdirde Hz. Muhammed’in yazması ihtimalinden başka ihtimal yoktur. Hz. Peygamberin binlerce nübüvvet delilini görmezlikten gelen veya öğrenme zahmetine katlanmayan  bir cahil için böyle düşünmek son dere de doğaldır.

- Garip olan şudur ki, Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğunu gösteren dağ gibi büyük, güneş gibi parlak delilleri görmeyenlerin, bir yıldız böceği gibi sönük, bir mikrop kadar küçük bir vesveseyi koca bir delil gibi algılamaktır.

- “Fakat özellikle bedevilerin ganimet almadan savaşmaya yanaşmaması ve bu konuda peygmberi sıkıştırmaları üzerine Peygamberin asker ihtiyacı olduğundan...” ifadesi, tamamen uydurmadır, hiç bir gerçekliği yoktur.Çünkü, Enfal suresi Bedir savaşından hemen sonra inmiştir. Zaten konu Bedir savaşı ganimetleriyle ilgilidir. Ganimet ise, savaştan önce değil, savaştan sonra söz konusudur. Yani, savaş bittikten sonra bu sure inmiş ve ilk defa İslam’da ganimetler söz konusu olmuştur. Bu sebeple, sorudaki palavralar, küfrün ve ön yargının insanı ne kadar yalancı duruma düşürdüğünü ve akıl sahibi insanların yanında ne kadar rezil ettiğini bir kez daha görmüş bulunuyoruz.

- Kur’an, insanlar için indirilmiştir. İnsanların problemlerini çözmesine yönelik olarak inmesinden daha tabii ne olabilir ki..! 

- Mekke devrinde son derece zayıf olan müslümanlara sabır tavsiye edilmesi, Medine döneminde güç kazandıktan sonra, kendilerine zulmedip savaşanlarla savaşmalarına izin verilmesinden daha makul bir şey olabilir mi? Bu gibi çok makul ve hikmetli uygulamalara: “Kur’an 23 yıl boyunca gelişen olaylara göre yazılmış ve duruma göre kimi ayetleri daha sonra değiştirilmiş bir kitap..” demek için mecnun olmak bile yetmez.

- Bizim sitemizde Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğuna dair bir çok bilgi yer almaktadır. Bu sebeple burada onları tekrar etmeye gerek görmüyoruz.

- Yalnız -soruda geçtiği gibi düşünenlere- şunu insanî bir görev, vicdanî bir sorumluk olarak deriz ki, eğer siz ve sizin gibi insanların gerçekten bu konuda öğrenme düşünceniz varsa, size her şeyden önce Risale-i Nur eserlerini tavsiye ederiz. Sonra,  altından kalkamadığınız şüphelerinizi samimi olarak çözmek istiyorsanız, bize tek tek sormanızı istirham ederiz.

- Eğer maksat üzüm yemek değil de sadece bağcıyı dövmek ise, buna karşı da şu hatırlatmayı görev kabul ediyoruz:

“Cennet adam istediği gibi, cehennem de adam ister.. Cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem de lüzumsuz değildir.” 

“Heva ve hevsine değil, vicdanına kulak veren başarır. Kendini ateşten kurtaran kaptandır.. “

“İmana girmek denemeye değer.. Çünkü hakiki imanı elde eden adam dünyaya meydan okuyabilir.. Çünkü iman hen nurdur hem kuvvettir.. Bu kuvveti kazanmak sizin de hakkınızdır. Siz de cennete girmeye layık olabilirisiniz..”

“Dinsizlik için toplamaya gayret ettiğiniz ufak-tefek vesveseler yerine, iman için güneş gibi parlak delilleri görebilirisiniz. Tövbe kapısı açıktır.. Sizin imana gelip cenneti kazanmanızdan elde edeceğimiz dünyevî hiç bir menfaatimiz yoktur. Tek menfaatimiz, bizim gibi insan olan, aynı yaratıcının sanatı olma yönüyle ontolojik kardeşimiz olan sizlerin doğru yolu bulmanızdan aldığımız vicdanî zevktir..” 

Gerisi size aittir. Allah hepimize gerçeği göstersin âmin!

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 21-09-2012
1,383 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content