Ayetlerde takdim ve tehir ne demektir, ayrıca Kuran dan istinbat edilen ilimler ne demektir?

Ayetlerde takdim ve tehir meselesi biraz kapalı olmuştur. Çünkü, bu konu değişik yönden ele alınabilir.

Bununla beraber takdim ve tehir konusunu özet halde şöyle açıklayabiliriz.

Bu iki kavram, belağat ilminin unsurlarındandır. Bu ifadenin normal şartlarda bulunması gereken düzenden farklı bir düzene sahip olması, -örneğin Arapça gramer kaidesine göre, fiil cümlesinde fiilin mefulden önce gelmesi gerekirken, ondan sonra kullanılması, bir takdim-tehir olarak ifade edilir.

İfadenin böyle kullanılmasında pek çok hikmetlerin olduğunu bu konunun uzmanlarından öğreniyoruz. Bunlardan en çok bilinenlerden biri de konuyu vurgulamak, pekiştirmek veya tahsis etmektir. Mesela, Rum suresinin 4. ayetinde yer alan “işleri karara bağlama yetkisi, başında da sonunda da yalnız Allah’a aittir” cümlesinin asıl metnindeki “lillahi’l-emru” ifadesinin normal şekli “el-emru liilahi”dir. Bunlardan birinci şeklin basit tercümesi ”...yalnız Allah’a aittir bütün işler”, ikinci şekilde ise, “bütün işler Allah’a aittir”.

Yine, Fatiha suresinde normal kullanımı "nabuduke-sana kulluk ederiz” cümlesi “iyyake nabudu- yalnız sana kulluk ederiz” şeklinde kullanılarak takdim ve tehir yazpılmıştır. Yani, önce meful sonra fiil kullanılmıştır.

Aynı şekilde, “Rab’lerine hiç ortak tanımayanlar” mealindeki ayetin asıl metninde yer alan “bi rabbihim” kelimesi, normalde cümlenin sonunda “la yüşrikûn” fiilininden sonra gelmesi gerekirken, ondan önce gelmiş ve ilgili hükmü pekiştirmiştir.

Kur’an’dan istinbat/istihrac edilen ilimler pek çoktur. İslam dinine ilişkin, tefsir, fıkıh, kelam, tasavvuf ilimleri Kur’an’da istinbat edilmiştir. Bunların yanında, fizkik, kimya, tarih, astronomi, sosyoloji, psikoloji gibi değişik fen ve sosyal bilimlerinin bazı prensipleri de Kur’an’da istihrac edilmiştir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 04-05-2012
1,648 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content