Ayetlerde geçen ses/sayha ile insanlara azabın yanında, günümüz ses ve görüntü nakil araçları karşısında esir hale gelişimize de işaretler var mıdır?

Soruda işaret edilen husus, ayetin işari veya mecazi bir manası olmaktan uzak görünüyor. İlgili ayetlerin sibak ve siyakları bu manaya izin vermemektedir. Çünkü, Kur’an’da yer alan “sayha”ların hepsi hakiki manasıyla bir bağırtıyı ifade etmekte ve gerçekten helak edici güce sahip bir sese işaret etmektedir. 

Bu konuda oldukça kapsamlı bir ayetin meali şöyledir.

“Onlardan her birini kendi suçu sebebiyle cezaya çarptırdık: Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir gürültü bastırıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmedi, onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.” (Ankebut, 29/40)

Burada: “üzerine taş yağdıran bir kasırganın gönderildiği” kavim Hz. Lut (ve Ad-İbn Kesir, İbn Aşur) kavmidir. “Korkunç bir sayhanın/gürültünin bastırıverdiği” kavimler, Hz. Salih’in Semud  ve Hz. Şuayb’ın Medyen kavimleridir. “kimini yerin dibine geçirdik” mealindeki ifadede yer alan ise, KARUN’dur. “Suda boğulanlar” ise, Hz. Nuh kavmi ile  Hz. Musa’ya karşı gelen Firavun ve kavmidir. (bk. Taberî, ilgili ayetin tefsiri).

Razi’ye göre, bu hususi ses şiddetli bir rüzgârın kulak zarı üzerinde yaptığı olmsuz bir etkiyle ilgili kavimlerin helâkine sebep olmuştu. (Razî, ilgili ayetin tefsiri)

Kanaatimizce, konuya bu açıdan bakmak, Kur’an’da söz konusu edilen bu sesin/gürültünün, bağırtının ihtiva ettiği ölümcül etkisi üzerinde durmak daha isabetli olur. Bilindiği üzere, insanın işitmesini sağlayan belli bir ses frekansı vardır. Bu frekansın çok üstünde olan bir ses, belki de 12 şiddetinde bir deprem etkisi yapacak ve korkunç bir etkiyle kulak zarını patlatacak, ruhu psikolojik; bedeni biyolojik bir yıkıma götürecektir. 

Ayrıca, deprem anında meydana gelen korkunç bir gürültünün varlığına bir çoğumuz da şahit olmuşuzdur. Demek ki, bu tür sayhadan maksat depremle birlikte cereyan eden o korkunç gürültü de kastedilmiş olabilir. (bk. Alusî, ilgili ayetin tefsiri) 

Buna göre, Kur’an’da yer alan “Sayha” kavramının zikredilmesi, depreme eşlik eden o korkunç gürültünün asıl kaynağının araştırılmasına, harikulade bir fizik, bir jeolojik hadise olan depremin maddi sebeplerini bulmaya ve Allah’ın sonsuz hikmet ve kudretinin bir yansımasını öğrenmeye ve ondan meddi-manevi dersler çıkarmaya bir teşvik de olabilir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 05-10-2013
1,204 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content