Buradasınız

Arz'ın (yerin) onlardan neyi eksilttiğini bilmekteyiz. Bizde her şeyi saklayan bir kayıt vardır. (Kaf 50/4) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?

Arz'ın (yerin) onlardan neyi eksilttiğini bilmekteyiz; bizde her şeyi saklayan bir kayıt vardır. (Kaf 50/4)

Bu ayet Allahu Teala'nın sonsuz kudreti yanında sonsuz ilme sahip olduğunu ifade etmektedir. Çünkü Allahu Teala, yeniden yaratma işinde, ilmin bir etkisi olduğunu belirtmiştir ve elbette bilen yaratmaya da kadirdir.

Toprağa girip çürüyen insanın özellikleri bilinmiş olunca her hangi bir insanı yok ettikten sonra onu meydana getiren ve ondan yayılan ve değişmiş olan özelliklerin bilinmesi ve korunması hasebiyle onu yeniden iade etmek hiç de uzak olmaz. Onun için gerek bir toplumu, gerek bir şahsı öldükten sonra diriltmek ve haşretmek Allah'a göre uzak bir uygulama olmadığı belli olur.(bkz. Elmalılı, İlgili ayetin tefsiri)

Ayetteki, "Yerin, onlardan neleri yiyip eksilttiğini bildik" ifadesi, "O ölülerin parçalarının, toprağın altında darmadağınık olması sebebiyle, bunlar bize gizli kalmaz'" manasınadır. Bu ayet müşriklerin, "Biz, yerde (çürüyüp) kaybolduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışa mazhar olacağız?"(Secde, 10) şeklindeki sözlerine de bir cevaptır. (Razi, XX, 261)

İnsan bedeni çürüyüp toprağa karışsa da onun yeniden yaratılmasının akla uzak olmayacağı ilmin verileriyle de anlaşılabilir. Bir DNA molekülünde kişinin karekterlerini, irsî özelliklerini, göz, saç ve derinin renk ve biçimlerini, zevkleri, ilgi alanlarını ve davranış tarzlarını belirlemek mümkündür. Bu yüzden, bir hücreden tıpa tıp bir nüshamızın daha çıkarılması, yani yeniden yaratılmamız mümkündür.

Bazı bitkilerin bir tek tohumdan veya bir yapraktan büyüyüp gelişmeleri de bu gerçeğin birer misâlidir. Küçücük bir tohuma koca ağacın programını derceden Allah, insanın bütün genlerine bütün özelliklerini sığdırabilir ve bunu muhafaza ederek kıyamet günü insanı tekrar yaratabilir.

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 14-10-2011
1,760 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content