'Ancak kalpleriniz kasıt gözeterek yaptıklarınızdan sorumlusunuz.' (Ahzab suresi, 5) ayeti neyi anlatmak istiyor? Bu ayet içimizden geçenlerden sorumlu olduğumuz anlamına mı gelir?

İlgili ayetin meali şöyledir:

'Allah, hiçbir adamın içinde iki kalb yaratmamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz mânasız sözlerden ibarettir. Allah gerçeği söyler ve doğru yola iletir. Öyleyse evlatlara babalarını esas alarak isim verin! Böyle yapmak Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, bu takdirde onları kardeş veya mevlâ olarak kabul edin! Yanılarak isimlerde yaptığınız hatalardan ötürü size vebal yoktur, ancak kalpleriniz kasıt gözeterek yaptıklarınızdan sorumlusunuz. Allah gafurdur/affedicidir, rahîmdir/çok merhametlidir.' (Ahzab, 33/4-5)

Ayette ifade edilen husus, insanların yanılarak veya -bir nesep iddiası olmaksızın- yaşlı bir insanın bir çocuğa 'evladım' veya küçük yaştaki bir kimsenin saygısından ötürü yaşlı birine 'baba' demesinde bir sakıncanın olmadığıdır.

Kur'an'ın başka ayetlerinde de benzer durumlar için de 'insanlar, -kalplerinin kasıt gözeterek- yaptıklarından sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Bakara suresinin 225. ayeti bunlardan biridir:

'Allah sizi yeminlerinizdeki yanılmadan dolayı kınamaz, fakat bilerek/ kalplerinizin kasıt gözeterek yaptığınız yeminlere uymazsanız sizi sorumlu tutar. Allah çok affedicidir, cezayı çabuklaştırmaz (tövbe için fırsat tanır)."

Kur'an'ın, kişilerin yaptıklarından sorumlu olmaları için 'kasıt arayan' bir yargıyı ön görmesi, onun hükümlerinde ne kadar toleranslı olduğunu göstermektedir. Bu hükümler, ancak insanın her zaman yanılgıya veya kasıt aramadan yapacağı hatalara müsait olduğunu bilen Yaratıcısının hükümleridir.

İlave bilgi için tıklayınız:  Kalbin sorumluluğu.

Yazar:
Kuranikerim.org
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 07-07-2009
3,217 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content