Allah kimseye muhtaç olmadığı halde, bazı ayetlerde (Bakara suresi 107; Ali İmran suresi 126; Saff suresi 14; Muhammed suresi 7. ayetlerde olduğu gibi) geçen, Allah´a yardım etmekten kasıt nedir?

Bakara suresinin ilgili ayetinde yer alan -konumuzla ilgili- anahtar kelimelerden biri “Velî” kavramıdır ki bu kelime, “dost, koruyucu, himaye eden” manasına gelir. İkinci kelime ise “Nasîr” kelimesidir; bu da “yardımcı” manasına gelir. Ayetin meali şöyledir:

“Bilmez misin ki göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Sizin O’ndan başka hiç bir hâminiz ve hir bir yardımcınız yoktur.”

Ali İmran suresinin ilgili ayetinde geçen -konumuzla ilgili- anahtar kelime “en-Nasr”dır. Bu kelime “nusret / yardım” manasına gelir. İlgili ayetin meali şöyledir:

“Allah bu imdadı / yardımı (Bedir savaşında melekleri imdadınıza koşturması) sırf size müjde olsun ve kalpleriniz bununla müsterih olsun diye yaptı. Yoksa gerçekte nusret / yardım (ve buna bağlı olarak gerçekleşen zafer), ancak azîz ve hakîm (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibi), olan Allah tarafından gelir.”

Muhammed suresindeki ilgili ayette yer alan anahtar kelime ise, yine “NASR” kökünden gelen iki muzari / gelecek zaman kipine ait fiil vardır ki "yardım etme"yi ifade ederler; “Tensurû-Yensur-u”. Bu ayetin meali şöyledir:

“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve savaşta ayaklarınızı sabit kılar / kaydırmaz.”

Ayette meal olarak yer alan “Eğer siz Allah’a yardım edersiniz...” ifadesi -parantez içinde gösterildiği üzere- “Allah’ın dinine yardım...” manasında kullanılmıştır. Çünkü, Allah’ın dinine taraftar olanlar, Allah’a taraftar olmuş olurlar. Allah’ın dinine yardım edenler de Allah’a yardım etmiş sayılırlar. Kur’an’da “Eğer siz Allah’a yardım edersiniz...” ifadesinin tercih edilmesi, müminlerin gönlünü okşamak, şevklerini kamçılamak, kendilerini onurlandırmak içindir. Yoksa, Allah’ın hiç kimsenin yardımına muhtaç olmadığı açık bir gerçektir.

Saf suresindeki ayette yer alan anahtar kelime ise, “ENSAR”dır. Ayette üç defa tekrar edilen bu kelime, “yardımcı” manasına gelen “NÂSIR” kelimesinin çoğuludur, “yardımcılar” anlamına gelir. İlgili ayetin meali şöyledir:

“Ey iman edenler! Siz Allah’ın yardımcıları / Allah’ın tarafında olunuz (O’nun dininin yardımcıları olunuz). Nasıl ki Meryem’in oğlu Îsâ vaktiyle, havarilere: “Allah’ın yolunda giderken kim bana yardımcı olmak ister?” diye sorunca, havariler: “Biz Allah’ın (dininin) yardımcılarıyız / Allah’ın tarafında oluruz!” diye cevap vermişlerdi.Neticede İsrailoğullarından bir kısmı Îsâ’nın peygamberliğine iman etti, bir kısmı da inkâr etti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de onlar ötekilere üstün geldiler.”

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 21-10-2010
3,093 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?

  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?

  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?

  4. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?

  5. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?

  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."

  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?

  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?

  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?

  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?

Block title
Block content