Ahzab suresi 50. ayeti bahane ederek, Hz. Muhammed'e helal kılınan hanımlarla yapılacak evliliklerin tıbbi sakatlıklar doğuracağı iddiasında olanlara ne cevap verebiliriz?

Önce şunu söyleyebiliriz ki, söz konusu ayette mevzu edilen hanımların hepsi de artık çocuk doğurmaktan kesilmiş bir yaştaydı. Yani çocukla ilgili bir problem söz konusu olamazdı.  Kaldı ki Hz. Peygamber(a.s.m) onların hiç biriyle evlenmemiştir. Belki de bu ilahî ifadeler, hicret edip geldikleri için onları onure etmiştir.

Ancak, Hz. Peygamber(a.s.m)’in kızını amcasının oğlu olan Hz. Ali ile evlendirmiş olması da bu yakın akraba evliliğinin -propagandası yapıldığı gibi- zararlarının olmadığını göstermektedir.

Ahzab suresinin 50. ayetinde Hz. Peygamer(a.s.m)’in amca, hala, dayı ve teyze kızlarını alabileceği hususu seslendirilmiştir. Bu ise insanların bu derecedeki yakınlarıyla evlenebileceklerine bir ruhsattır. Ve dolaylı olarak (yaygın kanaatin aksine) bu yakın evlilikten ötürü çocuklarda anormal bir durumun olmayacağına işaret edilmiştir.

Öyle tahmin ediyoruz ki, ciddî, samimî ve dürüst istatistikler yapılsa, akraba evliliğinden doğanların, akraba olmayan evliliklerden doğanlardan daha fazla anormal bir durum sergilemedikleri görülecek ve başka konularda olduğu gibi, bu hususta da bir kısım bilim adamları eski teorilerinden tövbe etmek zorunda kalacaklardır.

İlave bilgiler için tıklayınız:

 

Ahzab suresi 50 - 51 ve 52. ayetler hakkında açıklama.

 

Aynı ayetlere göre, Peygamberimizin evlenmek istediği her kadın ona helal mi olmuş oluyor?

 

Ahzab Suresi 50. ayete göre, Hicret eden akrabalarının Peygamber Efendimize (sav) helal olduğu bildiriliyor. Niçin Efendimize mehirsiz kendini hibe eden hanımlar helal de, diğer mümin erkeklere helal değildir?

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategorisi:
Soru ve Cevaplar
Gönderi tarihi: 08-01-2010
8,463 kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Yazılar
  1. "Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir." (Bakara, 2/256) Bu ayeti nasıl anlamalıyız?
  2. Nahl Suresi 32. ayette: "(Onlar,) meleklerin, "Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin" diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir." buyuruluyor. Burada "melekler" deniyor, can alan melek kaç tanedir?
  3. Fatıma Mushafı nedir? Böyle bir şey var mıdır; varsa da bu nasıl mümkün olabilir?
  4. "Muhakkak ki muttakîler cennetlerde ve ırmakların başındadırlar. Doğruluk makamında güçlü bir hükümdarın katındadırlar" (Kamer 54; 54-55) Ayetlerin manasını açıklar mısınız?
  5. “(Kurtuluş) ne sizin kuruntularınıza, ne de Ehl-i kitab’ın kuruntularına göre olacaktır” (Nisa 123) ayetinde geçen “siz” den maksat Müslümanlar mıdır?
  6. Namaz kaç vakittir? Nur Suresi 58. ayette namazın üç vakit olduğu ifade edilmiyor mu? "Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için..."
  7. “Biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." (Taha, 97) ayetine göre, Altın buzağının eriyip yok olması ve küllerinin denize savrulması mümkün müdür?
  8. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin bir ksımının günümüzde uygulanamayacağı söylenmektedir. Bu konuda nasıl düşünmeliyiz?
  9. Nisa 142. ayette münafıkların "Allah'ı pek az andıkları" belirtilmektedir. Bu ifade ile kastedilen mana nedir, Allah'ı anmak nasıl olmalıdır?
  10. Meryem suresinin 71. ayeti kerimesinde cehennem için "içinizden oraya girmeyecek kimse kalmayacak" buyruluyor. Müminler dahi girecek mi?
Block title
Block content